Filistinliler Gerçekte Ne Düşünüyor?
Ali Abunimah
28 Ağustos 2007
"Filistinde yapılan kamuoyu yoklamaları El Fetih
hükümetinin Hamas’tan daha çok destek gördüğünü ortaya
koyuyor". International Herald Tribune’ün attığı bu ve
geçen hafta pek çok benzerini gördüğümüz bu manşet,
Selam Feyyad'ın seçimle işbaşına gelmemiş ve İsrail
destekli yasadışı “Ramallah hükümetini" destekleyenlerin
yüreğine su serpmiş olmalı. Geçen Haziran ayında
Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, Hamaslı Başbakan
İsmail Haniyeh’i azlederek liderlik ettiği Ulusal Birlik
Hükümeti’ni dağıtmış ve Filistin yasama meclisinin
onayını almadan bu göreve Feyyad’ı atamıştı. Bu olayı,
Gazze şeridinde El Fetih’li çete reisi Muhammed
Dahlan’a bağlı İsrail ve ABD destekli milislerin Hamas
tarafından bozguna uğratılması izlemişti.
Acaba bu kamuoyu yoklaması, ABD ve İsrail’in
Ramallah’taki Filistinli işbirlikçi liderlere yaptığı
kaynak ve silah aktarımını ve Abbas’ın İsrail’i
kucaklama, direnişi kırma, Gazze’deki halkını acımasız
bir kuşatmaya hapsetmek için türlü dolaplar çevirme ve
Hamas’la bütün diyalog yollarını reddetme stratejisini
temize çıkarıyor mu? Kamuoyu yoklaması sonuçlarına ve
içeriğine daha yakından baktığımızda durumun tam tersi
olduğu görülüyor.
Kamuoyu yoklamasını yayınlayan Jerusalem Medya ve
İletişim Merkezi (JMCC), Filistinlilerin “çoğunluğu”nun
“Feyyad hükümetinin performansının, (Abbas’ın azletme
emrine rağmen fiilen halen başbakan olan) Haniyeh’in
demokratik şekilde seçilmiş hükümetinden daha iyi
olduğunu” söylediği ilan ediyor.
Gerçekte, araştırma sonucuna göre Haziran ayında
meydana gelen olaylardan bu yana, halkın %46.5’i (halkın
çoğunluğu değil yalnızca çoğu) Fayyad'ın performansını
tercih ediyor. Buna karşılık %24.4'ü Haniyeh'in
performansını tercih ediyor. (bkz. JMCC anket no 62,
Ağustos 2007
[http://www.jmcc.org/new/07/aug/poll.htm])
Eğer doğruysa bu, Abbas ve Feyyad için etkileyici bir
başarı olacak. Kamuoyu yoklaması ayrıca, eğer yeniden
genel seçim yapılacak olursa Hamas'ın %24'lük oyuna
karşılık El Fetih'in %38 oranında oy alarak hem Gazze'de
hem de Batı Şeria'da önde olacağını söylüyor.
Bu yoklamanın da daha önce JMCC ve diğer kuruluşlar
tarafından yapılan kamuoyu yoklamaları gibi El Fetih'e
olan desteği abarttığı ve Hamas'a olan desteği
küçümsediğine inanmak için geçerli nedenlerimiz var
(Bütün kamuoyu yoklamalarının 2005 yerel ve Ocak 2006
genel seçimlerinde El Fetih'in rahat bir galibiyet
alacağını söyleyerek hatalı tahminlerde bulunduklarını
anımsayalım).
Metodolojisine göre, bu yoklama Batı Şeria ve
Gazze'de bulunan yerleşim birimlerindeki 1199 Filistinli
ile yüz yüze görüşmeleri de içeriyormuş. Durumun böyle
olduğunu farz edelim.
Abbas, Hamas'ı etkili bir biçimde yasadışı ilan etti.
İsrail tarafından desteklenen ve İsrail işgal güçlerinin
yanında çalışan güvenlik güçleri, Hamas yanlılarını
kitlesel olarak tutukluyor. İsrail de Filistin resmi
kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları içinde ve
dışında çalışan kapsamlı bir işbirlikçi ağı yardımıyla
Hamas üyeleri ve diğer Filistinli direniş güçlerine
karşı kitlesel kaçırma ve yargısız infazları hayata
geçiriyor. Bu şartlar altında (seçimlerde kapalı oylama
yoluyla ölçülmüş olan) Hamas'a olan gerçek desteğin,
hangi kurum adına çalıştıkları kolayca tahmin edilemeyen
yabancılarla yapılan yüz yüze röportajlarda iitiraf
edilenden çok daha yüksek olması şaşırtıcı değil.
İkincisi, Filistinlilerden "performansı"
değerlendirmeleri istendiğinde tam olarak neyi
değerlendirmeleri gerektiği açık değil. Soru, demokratik
yolla seçilmiş Hamas hükümetinin yönetime geldiği Mart
2006 tarihinden bu yana, kabinesinin yarısının İsrail
tarafından kaçırılmış olması yüzünden, hükümeti maaşları
bile ödeyemeyecek duruma getirecek şekilde yasal
gelirlerinden yoksun bırakan ABD-AB-İsrail kuşatması
yüzünden, Dahlan'ın çetesinin sabotajları yüzünden ve
Haziran ayından bu yana uygulanan ve Gazze ekonomisinin
neredeyse tamamen çökmesini sağlayan ambargo yüzünden iş
göremez hale geldiğini de hesaba katıyor mu? (En son
manevra İsrail, Avrupa Birliği ve Abbas'ın
danışmanlarının el ele vererek, Hamas’ın buradan gelen
bütün gelire el koyduğu iddiasıyla -ki bu iddia Gazze
resmi elektrik şirketi tarafından yalanlandı- Gazze'nin
elektriğinin kesilmesiydi).
Aynı zamanda Abbas ve Feyyad yabancı hamilerinden
yüzlerce milyon dolar alıyor. Dolayısıyla kamuoyu
yoklamasında yapılan karşılaştırma pek de adil değil.
Ancak kamuoyu yoklaması tarafından ölçüldüğü kadarıyla
bile tAbbas ve Feyyad'ın üm avantajlarına rağmen dikkate
değer biçimde başarısız olduğunu gösteriyor.
Gazze sakinlerinin %44'ü, Hamas'ın yönetimi
almasından bu yana kendi güvenlik koşullarının
iyileştiğini söylerken (ve %31'i daha kötüye gittiğini
belirtirken), Batı Şeria'da sakinlerinin %36.5'i Abbas
ve Feyyad yönetimi altında güvenliğin daha da kötüye
gittiğini ve sadece %17'si güvenlik koşullarının
iyileştiğini söyledi.
Ankete katılanların %5'i durumdan "oldukça tatminkar"
iken yarısından fazlası Abbas'ın performansından
"tatminkar değil".
Genel olarak, işgal altında yaşayan Filistinlilerin
%26'sı Feyyad hükümetinin "iptal edilerek" başını
Haniyeh'in çektiği ulusal birlik hükümetinin yeniden
işbaşına gelmesinden yana iken (Batı Şeria'da %21 ve
Gazze'de %34) sadece %17'si Haniyeh hükümetinin düşmesi
ve Feyyad hükümetinin Gazze ve Batı Şeria'da yönetime
gelmesini savunuyor (Batı Şeria'da %18 ve Gazze'de %16).
Bir başka yönden okuyacak olursak, bu sonuç işgal
altında yaşayan Filistinlilerin sadece %17'sinin Feyyad
hükümetini yasal otorite olarak gördüğünü söylüyor.
Filistinlilerin çoğunluğu, Abbas'ın Hamas'la
görüşmeyi reddeden uzlaşmaz tutumuna karşın, diyaloğa
geri dönülmesini ve ulusal birliğin sağlanmasını
istiyor.
En çok güvendikleri liderler sorulduğunda ise Abbas
%18 (Batı Şeria'da %17 ve Gazze'de %20) ile ilk sırayı
alırken, ikinci sırada %16 (Batı Şeria'da %11 ve
Gazze'de %25) ile Haniyeh var. Selam Feyyad ise her iki
bölgede aynı oranda destek görerek %3.5 ile beşinci
sırayı alıyor. Filistinlilerin yaklaşık üçte biri ise
kimseye güvenmediklerini söylüyor.
Başkanlık seçiminde kime oy verileceğine dair soruya
cevap olarak Abbas ve Haniyeh %21 ve %19 ile
istatistiksel olarak eşite yakın destek alırken Feyyad
%5'te kalıyor.
Eğer kamuoyu yoklaması Abbas ve Feyyad'a zayıf bir
destek (ve bütün siyasi partilere karşı büyük bir
hoşnutsuzluk) olduğunu gösteriyorsa, bu, Abbas'ın İsrail
ile barış görüşmelerinde şartlı teslimiyet yaklaşımının
reddedilmesi anlamına geliyor. Abbas'ın İsrail Başbakanı
Ehud Olmert ile müzakere ettiği "prensip anlaşması"nın
merkezinde, geri dönüş hakkını iptal etmek, İsrail
yerleşimlerinin kalmasına izin vermek ve Batı
Şeria'nın bir kısmında bir Filistin devletçiğinin
kurulmasına karşılık Kudüs’ün büyük bölümünden vazgeçmek
yatıyor.
Yine araştırmaya göre, işgal altında yaşayan
Filistinlilerin %70'i "bütün mültecilerin daha önceden
yaşadıkları topraklara geri dönmesi" hakkına bağlı
kalınmasını istiyor. Kalanlar içinde %12’si sadece bazı
mültecilerin anayurtlarına geri dönebileceğini
düşünüyor. %7 ise mültecilerin dönmemesi yanlısı.
Halkın %82'si İsrail'in eşit büyüklükteki İsrail
toprağına karşılık Batı Şeria'daki büyük Yahudi
yerleşimleri üzerindeki kontrolünü sürdürmesine izin
verilmesine şiddetle karşı çıkıyor. Ve %94’u Kudüs'teki
El Aksa Camii'nin bulunduğu bölgenin İsrail yönetiminde
kalmasını reddediyor.
Barış süreci endüstrisinin propagandacıları, sürekli,
Filistinlilerin ezici çoğunluğunun iki devletli çözümü
desteklendiğini iddia ediyorlar. Bu asla doğru olmadı
(ülke dışındaki milyonlarca Filistinli mülteci ve sürgün
seçimlere katılamadılar ve ve kamuoyu yoklamaları ile
fikirleri sorulmadı). İşgal altında yaşayan
Filistinliler arasında yapılan bu kamuoyu yoklaması iki
devletli çözüme desteğin %51'de (Batı Şeria'da %49 ve
Gazze'de %54) kaldığını gösteriyor. Aynı zamanda
"Filistin topraklarında Filistinli ve İsraillilerin eşit
temsil ve haklara sahip olduğu iki uluslu bir devlet"
için destek (hem Batı Şeria'da hem Gazze'de aşağı yukarı
eşit bir şekilde) %30'u buluyor.
Hiçbir büyük parti ya da liderin açık bir şekilde
onaylamamasına ve gözden düşürülmesi için onca çaba
harcanmasına rağmen tek devletli çözüme olan destek
etkileyici biçimde yüksekken ve giderek de artarken,
muazzam çaba ile teşvik edilmesine karşın iki devletli
çözüm dikkat çekecek derecede cılız kalıyor.
İçerik ve soruların oluşturulması bakımından JMCC'nin
yaptığı kamuoyu yoklamasının metodolojisine dair haklı
endişelerimiz var. En azından blog'umuz
katılımcılarından biri içimize şüphe tohumları ekti,
çünkü anketçi Ghassan Khatib, El Fetih liderliğindeki
Filistin Yönetimi içinde pek çok kez bakan olarak yer
almış bir isim.
[http://palestinianpundit.blogspot.com/2007/08/fabricating-palestinian-public-opinion.html]
Bununla birlikte, ne kadar kuşku barındırsa da bu
yoklama, işgal altındaki Filistinlilerin davalarının
temelleri konusunda birlik içinde olduğunu teyit ediyor.
Haklarından vazgeçmeleri için karşı karşıya kaldıkları
açlık ve zulüm komplosuna rağmen bu hakları savunmaktan
vazgeçmiş değiller.
Ali Abunimah
The
Electronic Intifada'nın kurucularından ve One
Country: A Bold Proposal to End the Israeli-Palestinian
Impasse kitabının yazarı.
Yazının orijinali için
tıklayınız.
Electronic Intifada'daki
İngilizce orijinalinden Soner Torlak tarafından
Sendika.Org için çevrilmiştir.
BGST sitesi için Nuri Ersoy
tarafından redakte edilmiştir. |