Aquascalientes’ten Caracoles’e (1)

Justin Podur

12 Eylül 2003



Zapatistalar bir kaç onyıldır bütün dünyadan insanlara ilham kaynağı oldular. Zapatistaların özellikle “Özerk Belediyeleri”, topluluk örgütlenmeleri ve demokratik özyönetim için bir model oluşturdu. Bu belediyeler sadece (sağlık, eğitim, kültür, altyapı gibi) temel servisleri Meksika devletinin hiç bir zaman sağlayamadığı kadar iyi derecede sağlamakla kalmadılar, aynı zamanda bütün bunları (ABD destekli) devlet ve kullandığı paramiliter uzantılarının şiddetli karşı koyuşuna rağmen yaptılar.

Belediyelerdeki demokratik karar alma süreçleri kadar gerçekten dayanışma kurmak isteyen yabancıları davet etme ve onların yardımlarını kabul etme yöntemleri de bütün dünyadaki hareketlerin öğrenmeye çalıştığı örnekler oldular.

Bu yüzden Zapatistalar’ın 8 Ağustos 2003’te Özerk Belediyelerin “öleceğini” ve 9 Ağustos’ta yeni bir şeyin “doğacağını” – ve hepsinin büyük bir parti ile bir olacağını duyurmaları bir çok insan için süpriz oldu. Bütün Meksika’dan ve dünyadan destekçiler 8-10 Ağustos 2003’te özerk toplulukların yeniden doğumuna şahit olmak için Chiapas dağlık bölgesindeki Zapatistaların isyankar Oventic belediyesine gittiler.

Altkumandan Marcos bu davete “geçtiğimiz onyıl boyunca bu isyancı toplulukları, gerek projelerle gerek barış kamplarıyla, gerek karavanlarla gerek duyarlı kulaklar veya “compaera” kelimesiyle destekleyen; yani acıma ve hayırseverlik taşımadığı sürece herhangi bir şekilde destek veren” herkesi kattı.

Acıma ve Hayırseverlik

Dayanışma gruplarının ‘acıma ve hayırseverliği’ yüzünden oluşan hüsran, Zapatista’ların geçen ay duyurduğu bazı değişikliklere önayak olan şeydi. Bu bazı değişiklikler hakkında bir bildiride Marcos, yıllar içinde Zapatista dayanışma hareketinin içindeki bazı yılgınlık verici eylemleri anlattı:

“Biz, ulusal ve uluslararası sivil toplum ile karşılaşmalarımızda bir şeyler öğrenmeye çalıştık. Ama onların da bir şeyler öğrenmesini bekliyorduk. Zapatista hareketi, diğer şeylerin yanısıra, saygı talebi ile ortaya çıkmıştır. Ve her zaman saygı görmediğimiz durumlar da oldu. Ve bu onların bize hakaret etmesi şeklinde değildi. Ya da en azından kasti değildi. Ama bizim için, acıma bir hakarettir, hayırseverlik ise suratımıza atılan bir tokattır.”

Marcos, surata atılan bir tokat gibi olanlar arasından en abartılı örneği uzunca anlatmaktadır ve burada yeniden aktarmaya değerdir:

“Bir kaç hafta önce Chiapaneco yerlileri için gelen bir ‘insani yardım’ örneğini saklıyorum: 39 numara, ithal, pembe bir ince topuk...çifti yok. Röportajların, fotoğraf çekimlerinin ve seksi tekliflerin tam ortasında, 1 Ocak [1994]’tan sonra ülke için ne anlama geldiğimizi, kendime hatırlatmak için daima sırt çantamda taşıyorum: bir Sindirella’yız (...)

“Bize, 39 numara, ithal, çifti olmayan pembe bir ince topuk gönderen bu samimi, iyi insanlar bizim zavallı olduğumuzu, her şeyi, acımayı ve bütün yardımları kabul edeceğimizi düşünüyorlar. Bütün bu iyi insanlara ‘hayır, biz artık Meksika’nın utancını yaşamaya devam etmek istemiyoruz’ diye nasıl söyleyeceğiz. Burası süslenecek ki, geri kalanlar çirkin gözükmesin. Hayır, biz bu şekilde yaşamaya devam etmek istemiyoruz.”

İkinci topuk hiç bir zaman gelmedi. Marcos hoşnutsuzluğunu belirterek devam ediyor:

“daha karmaşık bir hayırseverlik. Bu, bir kaç STK (Sivil Toplum Kuruluşu) ve uluslararası kuruluşun yaptığı bir şey. Genel anlamda, bu kuruluşların topluma danışmadan, toplumun neye ihtiyacı olduğuna kendileri karar vermeleri ve belli bazı projeleri empoze etmekle kalmayıp bunların uygulanmasının zamanı ve yöntemini de empoze etmeleridir. İçecek suya ihtiyacı olan bir topluluğa bir kütüphane kurulduğunda, o topluluğun nasıl hayal kırıklığına uğradığını hayal edin. Çocukları için okula ihtiyacı olanlar var, ve onlara bitkiler hakkında kurslar veriyorlar. ”

Uluslararası yardım ve dayanışma grupları ile kurulan sorunlu ilişki nedeniyle ortaya çıkan dengesiz gelişmeye ek olarak, Zapatistaların değişim arayışının iç sebepleri de var.

İtaat Ederek Yönetmek

Chiapas’taki Zapatista varlığından daha öncesine dayanan “itaat ederek yönetme” pratiği, otoritelerin toplum tarafından dikkatlice izlendiği ve geri çağrıldığı ve gerekirse değiştirildiği bir pratiktir. EZLN bu pratiği, yerel düzeyde iyice öğrenerek, bölgesel yönetimde kullanmaya çalıştı:

“EZLN, yerel sorumlular (yani, her toplulukta örgütlenmeden sorumlu olanlar), bölgesel (topluluklar grubu) sorumlular ve alan (bölgeler grubu) sorumluları ile çalışırken, görevini yerine getirmeyenlerin, doğal bir şekilde, başkalarıyla değiştirildiğini gördü. Buna rağmen, politik-askeri bir örgüt olduğu için, son kararı kumandan veriyordu.”

Sonuç olarak, askeri örgütün dayatmaları belediyelerdeki demokrasi ve özyönetim ile çatışıyordu. İnsan hakları örgütleri Zapatistalar hakkındaki şikayetlerini sunacakları zaman, insan hakları örgütlerinin kimi sorumlu tutmaları gerektiği belli değildi: EZLN’nin kendisini mi, yoksa özerk belediyeleri mi?

İyi Hükümet Cuntaları

Bu problemlere karşı özerk belediyeler, İyi Hükümet Cuntaları olarak (Zapatistaların hükümet diye adlandırdıkları “kötü hükümet”ten ayırmak için) yeniden örgütlendi.

İyi Hükümet Cuntaları, “her isyancı bölge için bir cunta olmak üzere ‘Caracole’lerde konuşlanacaklar ve o bölgedeki her Özerk Konseyden 1 ya da 2 temsilcinin katılımıyla kurulacaklar. İsyancı Zapatista Özerk Belediyelerinin ana hükümet işlevleri şunlar olmaya devam edecektir:

“adaletin, toplum sağlığının; eğitiminin; yerleşiminin, toprağın; yiyeceğin; ticaretin; bilgi ve kültürün ve yerel hareketin sağlanması. Her bölgedeki Gizli Devrimci Yerliler Komitesi, İyi Hükümet Cunta’larının faaliyetlerini, yolsuzluk, hoşgörüsüzlük, haksızlık ve Zapatistaların ‘İtaat Ederek Yönetme’ ilkesinden sapmaları önlemek üzere izleyecek.”

İyi Hükümet Cunta’larının bazı yeni düzenlemeleri şöyle: 1) Dışarıdan gelen yardımların belli birine, belli bir topluluğa ya da belli bir belediyeye verilmesi için etiketlenmesine artık izin verilmeyecek. Bu, sürmekte olan eşitsiz gelişimin dengelenmesine yardım edecektir. 2) Sadece İyi Hükümet Cuntalarına kayıtlı kişi ve örgütlenmeler Zapatista olarak kabul edilecektir, böylece Zapatista olmayanların kendilerini Zapatista gibi göstermeleri, para toplamaları ve hatta gerçek Zapatistaların ne şimdi ne de hiç bir zaman yapmadığı ‘askeri eğitim’ teklifleri gibi dolandırıcılıklar önlenecektir.

EZLN, bütün bunlardan şu sonuçları sağlamayı ummaktadır:

“Ve böylece, sivil toplum üyeleri artık projeler, barış kampları, ziyaretler, yardım ve benzeri anlaşmalar için kime gitmeleri gerektiğini bilecekler. İnsan hakları savunucuları artık kendilerine gelen ihbarları kime yönlendireceklerini ve kimden yanıt bekleyeceklerini bilecekler. Ordu ve polis artık kime saldıracağını bilecek (bizim, yani EZLN’in, zaten halihazırda bu işe girişmiş olduğumuzu da hesaba katarak.)

“Ve söylemesi gerekenleri söylemesi için para alan medya artık kime iftira atacağını ve/veya kimi görmezden geleceğini bilecek. Dürüst medya artık kimden röportaj ya da topluluklar hakkında hikayeler isteyeceğini bilecek. Federal hükümet ve onun ‘şubeleri’ artık, var olmamak için ne yapmaları gerektiğini bilecekler. Ve Paranın İktidarı artık, başka kimden korkması gerektiğini bilecek.”

Devam Edenler

Eğer Zapatistalar değişiklik yapıyorlarsa, onlara karşı olanlar tahmin edilebilir bir süreklilik içinde hareket ederler. Hatta partiden de önce, Meksika’da şu anda iktidarda olan Ulusal Eylem Partisi (PAN)’nden bir senatör, partisi PAN’ın Zapatistaların ‘devlet içinde devlet kurma’ girişimlerine karşı olduğunu söyledi, ki bu Zapatistaların pozisyonu hakkında yıllar önce çürütülmüş kasti bir yanlış yorumlamadır. O zamandan beri, en az bir Caracole’de, “Caracol Que Para Todos” (Roberta Barrios Özerk Belediyesi) etrafında paramiliter aktivite arttı. Bu topluluktaki paramiliter liderler uyarı ateşi açıyor ve Zapatista destekçilerini tehdit edip aşağılıyorlardı.

Her değişimde bazı şeyler aynı kalır. Otoriteler yine Zapatistaları rahat bırakmayacaklar. Ve Zapatistalar kendi özerk topluluklarını kurmaya ve dünyaya gerçek dayanışmanın ne olduğunu öğretmeye devam edecekler.

 

(1) İspanyolca – “Sıcak Sulardan Salyangozlara” anlamında. (ç.n.)