Bush Hindistan’a Geldi: Hiç de Hoş Gelmedi

28 Şubat 2006

Arundhati Roy

Başkan Bush’un, potansiyel hedefler olarak gördüğü insanlara, hükmedercesine el sallamayı umduğu muzafferane Hindistan ve Pakistan gezisinde, gezi programı gittikçe daha da garip bir hal alıyor.   

Hindistan hükümeti, Bush’un 2 Mart’taki Yeni Delhi durağında parlamentomuza hitap etmesi için çok çabaladı. Azımsanmayacak sayıda milletvekili, konuşmasını keseceklerini söyleyerek tehdit ettiklerinde Plan Bir alelacele rafa kaldırıldı. Plan İki, Bush’u Hindistan başbakanının geleneksel Bağımsızlık Günü konuşmasını yaptığı ihtişamlı Kızıl Kale’nin surlarından kitlelere hitap ettirmekti. Ama çoğunlukla Eski Delhi’nin Müslüman nüfusu ile çevrilmiş olan Kızıl Kale bir güvenlik kâbusu olarak görülüyordu. Öyleyse şimdi Plan Üç’teyiz: Başkan George Bush Eski Kale, Purana Qila’dan konuşuyor.

İronik, değil mi? Son zamanlarda Hindistan’ın modernliği ile bu kadar ilgili olan bir adam için tek güvenli kamusal alan yıkık dökük bir ortaçağ kalesi mi olmalıydı?

Purana Qila, Delhi Hayvanat Bahçesi’ni de içine aldığından George Bush’un dinleyicileri kafeslenmiş birkaç yüz hayvan ile Hindistan’da “muteber nüfus” kategorisine giren kafeslenmiş insanlar olacak. Bu insanlar çoğunlukla, yoksul ülkemizde tutsak edilmiş hayvanlar gibi yaşayan, kendi zenginlikleri tarafından sıkıştırılmış, yaldızlı kafeslere kilitlenmiş ve parmaklıklar ardında tutulan, kendilerini yüzyıllar boyunca mallarına mülklerine el koydukları aşağılık ve ele avuca sığmaz halkın tehdidinden koruyan varlıklı halkı oluşturuyor.

Durum böyle olunca George W. Bush’a ne olacak? Onu goriller mi alkışlayacak? Jibonlar dudaklarını mı bükecek? Kahverengi boynuzlu geyikler alay mı edecek? Şempanzeler kaba sesler mi çıkaracak? Baykuşlar yuhalayacak mı? Kaplanlar esneyecek ve zürafalar güzel kirpiklerini mi kırpacak? Timsahlar akraba bir ruhu tanıyacak mı? Bıldırcınlar Bush’a, kötü niyetli avlanma arkadaşı Dick Cheney ile seyahat etmediği için teşekkürlerini mi sunacak? Tepedeki yöneticiler onaylayacak mı?

Bush 2 Mart’ta Gandhi’nin Rajghat’taki anıtını ziyaret etmeye götürülecek. Hindistan hükümeti tarafından Rajghat’a çiçek bırakmak için davet edilen tek savaş suçlusu (son zamanlarda sadece, kendinden hiç utanmayan Birmanyalı diktatör Than Shwe’yi davet etmiştik) ama Bush fazlaca cilalanmış meşhur levhanın üzerine çiçekleri yerleştirdiğinde milyonlarca Hintli ürkecek. Gandhi’nin anısının üzerine yarım litre kan dökülmüş gibi olacak.

Gerçekten yapmamasını tercih ederdik.

Bush’un ziyaretini durdurmak elimizde değil. Ama bunu protesto etmek elimizde ve edeceğiz. Hükümet, polis ve şirketleşmiş basın, öfkemizin büyüklüğünü en aza indirmek için yapabilecekleri her şeyi yapacaklar. Mutlu gazetelerin söylediği hiçbir şey Hindistan’ın dört bir yanındaki gerçeği değiştiremez. En büyük şehirlerden en küçük kasabalara, kamusal alanlara ve kişisel evlere Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, George W. Bush, dünyada vücut bulmuş kâbus, pek tabii ki hoş gelmedi.

[Arundhati Roy, Küçük Şeylerin Tanrısı ve Sıradan İnsan’ın İmparatorluk Rehberi kitaplarının Booker Edebiyat Ödülü sahibi yazarıdır, Yeni Delhi, Hindistan’da yaşıyor.]

Çeviren: Sinem (Feminist Kadın Çevresi)