Başka Bir Kırmızı Çizgi Aşıldı
Amira Hass;
24 Mart 2004, Ha’aretz
Gazze’de Hamas liderliğini oluşturan
dört beş kişi var. Hükümete, IDF’ye (İsrail Savunma Gücü) ve
Shin-Bet yetkililerine göre her birinin öldürülmesi güvenliği
arttıracak. Deneyimlerimize göre ise her birinin öldürülmesi,
etraflarındaki insanların da -yardım görevlileri korumalar,
akrabalar komşular çocuklar din kardeşleri- öldürülmesini haklı
çıkarıyor. IDF’nin Ahmet Yassin’in camiden çıktıktan sonra
öldürülmesi emrini vermesiyle, ikincil zararları en aza indirme
çabasını inandırıcı kılmaya çalıştığı anlaşılıyor. Bu hesaplamalara
göre Yassin’le birlikte, ölmeyi hak etmeyen yedi insanın öldürülmesi
açıkça çok büyük bir olay değil. Bu hesaba göre ölmeyi hak eden beş
liderimiz varsa 30 ya da 35, ya da İslami Cihat hedeflerini de
katarsak, belki 48 hatta 61 insanın ölmesi de çok büyük bir olay
değildir.
Bu hedefli suikastlar, birbirlerine başarısız girişimlerle bağlı.
Bir çok insan bu kötü girişimlerde ‘yanlışlıkla’ ölecek. Kaç kişi?
Üç çocuk dahil 14 mü 22 mi? IDF sözcüsü, bu saldırılardan kaçmayı
başaran, ölümü hak eden bir teröristin yaratacağı tehlikenin altını
çizerken planladığı, gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceği terörist
saldırıların listesini ayrıntılarıyla yazacaktır. Ve biz de
yaralanmış bir bebeği ya da iş çıkışı evine giderken öldürülen bir
işçiyi unutacağız. (protesto gösterilerinde öldürülenlerden söz
etmiyorum bile)
Hamas söz konusu olduğunda Yassin’in öldürülmesi ‘mega saldırı’
olarak değerlendirilir ve aynı büyüklükte bir karşılığı olacağını
görmek için istihbarat raporlarına ihtiyacımız yok. Büyük bir
olasılıkla -tehditlerine rağmen- yüksek makamda bir İsrailliye
ulaşmayı başaramayacaklar. Bunun yerine akla gelen, amaçlarının çok
sayıda İsrailli sivili öldürmek olacağı. İsrail istihbarat güçleri
Yassin’in intikamını alacak patlama girişimlerine yoğunlaşmış
durumda. Bu istihbarat gücü ölmeyi hak eden yeni teröristler meydana
getirecektir. Saldırı planlamaktan şüpheli kişi sayısı on?!...
Hedefli saldırıyı hak eden kişi sayısı yirmi?! Onlarla birlikte kaç
kişinin öldürülmesine göz yumulur? 80? 100?
Er geç bir sonraki terörist misilleme saldırısı gerçekleşecek. 11
İsrailli kurban ya da 19, düzinelerce yaralı, hastanelerden acı
görüntüler, ailelerin acı çekmesi; bunlar, Yahudileri sırf Yahudi
oldukları için öldüren Filistinlilerin ne kadar katil ruhlu olduğunu
kanıtlayacak. Ve unutulmayacak ve affedilmeyecek olan bu terörist
saldırı ya da bundan sonraki saldırı, başka bir kırmızı çizgiyi
aşmayı haklı gösterecek. Pazartesi günü Yassin’in camiden çıkmasını
beklediler. Helikopter mürettebatının aynı caminin kendisine füze ya
da bomba atacağı günler çok mu uzakta? Daha sonra bu olayı şöyle
açıklayacaklardır: içeride ölmeyi hak eden 4 terörist vardı, her
birinin 4 silahlı adamı vardı ve zaten caminin imamı da Yahudilere
maymun ve domuz diyordu.
İsrailli bir pilotun Filistinli cenaze alayının üzerine füze ya
da bomba atacağı günler yakın mı? Sırf ilk iki sırada yüksek rütbeli
Filistinli örgütler ve hemen arkalarında 30 silahlı maskeli adam
Kalaşnikoflarını ve Roketatarlarını sallayarak yürüyorlar diye? Bu
olay; Hamas’ın bu kadar yakın mesafede yerel bir terörist saldırıyı
gerçekleştirmesinin ne kadar zor olduğunu anlayıp yurtdışında bir
Yahudi hedefine saldırdıktan önce mi sonra mı olacak?
Bu dönem, yeni Hamas liderlerinin yaratıldığı dönem olacak.
İstihbarat brifinglerinin bu liderleri hedef göstermeleri,
varolmadıkları ya da televizyonlara çıkıp İsrail suikastlarının
hedefi olma riskini almak için hazırlanmadıkları anlamına gelmez. Bu
Onların etrafındaki ölmeyi hak etmeyenlerin sayısını artıracak mı
diyelim ki 100 kişinin öldürülmesi hoş görülecek mi? 30 ya da 50
İsraillinin hayatına mal olan iki Filistinli intihar saldırısı ve
hazırlık aşamasında olan 45 saldırı ve önlenen 3 saldırıya karşılık
1000 Filistinlinin öldürülmesi mantıklı, uygun, kabul edilir bir
bedel mi olacak?
İntikam almaya yemin etmiş her Hamas üyesi İsrail’in askeri ve
teknolojik üstünlüğü açıkça kabul eder. İntihar saldırısı
gerçekleştirecek binlerce insan, Gazze Şeridinden çıkma şansları
olmadığının ve en yakın Yahudi yerleşimine bile ulaşamadan
öldürüleceklerinin farkındadır. İsrail’de askeri üstünlük, her türlü
diplomatik yerleşimin ön koşulu olarak ileri sürüldü. Fakat aslında
bu her türlü yerleşimin haksızlığını kapatan bir bahaneydi.
Bilinçli ya da bilinçsiz bu üstünlük; Yassin’e suikast
düzenlenmesini memnuniyetle karşılayan, fakat bir sonraki terörist
saldırıda ölmekten korkan sıradan bir İsraillinin gözünden kaçıyor.
Birçokları için bu kişisel korku İsrail’in kendisinin, varoluşsal
bir tehdit altında olduğu gibi aldatıcı bir hisse dönüşüyor. İsrail
hükümeti bu varoluşsal tehdit korkusunu geliştirmeye çalıyor. Bu
yüzden bu kişisel korku, üstünlüğünün farkında olan İsrailli
askeri-istihbarat yerleşimci elitlerin başka bir kırmızı çizgiyi
aşmasını kolaylaştıran önemli bir etken. Bu sefer -ama gerçekten bu
sefer- hedefli suikast gerçekleştirerek İsrail halkını kısa bir süre
içinde Filistinlilerin teslim olacağına inandırıyorlar ve çoğunluğu
arkalarına alıyorlar.
Çeviren : Pınar (Feminist Kadın
Çevresi)
|