Dünyanın Kesişim Noktalarında, Geriye Düşüş

Doug Ireland

28 Nisan 2008

Çeviren: Ömer Ongun

Yazının orijinali için tıklayınız.

Türkiye ve Eski bir Sovyet Cumhuriyeti olan Kırgızistan’da gey örgütlere yapılan polis baskınları, bu iki ülkedeki LGBT insanların, durumlarının hassasiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

8 Nisan’da Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te, LGBT gruplarından Labrys’in mekânına, hem de yerli ve yabancı otuz katılımcının olduğu bir yemeğin tam ortasında iken bir polis baskını gerçekleştirildi. Yemekte Kırgız AIDS’le Savaşım Derneği’nin ve diğer yerel grupların yanı sıra, dünyanın en eski gey topluluğu olan Hollanda LGBT derneği COC ve Moldavya’dan Gender Doc-M gibi uluslararası katılımcılar da bulunuyordu.

Polis kimlik belgelerini göstermeyenleri tutuklama tehdidinde bulundu ve Labrys’in özel belgelerini tarayacak kadar da ileri gitti. 2004’te kurulan Labrys; şiddet mağduru bir çok kadın ve transseksüel için bir sığınak, Kırgız LGBT'ler için de güvenli bir buluşma mekânı olan sosyal merkezini ve kütüphanesini bundan yalnızca 2 ay önce açmıştı.

Kırgız yasaları vatandaşların kimlik belgelerini ya da pasaportlarını sürekli yanlarında taşımalarını zorunlu kılmıyor; Labrys’in İngilizce web sitesindeki habere göre de; “Bu durum, pasaportlarının ya da sicil detaylarının sorulmasını beklemeyen misafirlerin neredeyse yarısı için bir sorun oluşturmuştu. Resmi bir karar çıkmadığı sürece, yanında pasaport taşımak sıradan bir vatandaşın alışkın olduğu bir durum da değildi.”

Labrys’e göre, polis, böyle bir yetkisi olmamasına rağmen, Toplum Merkezi’nin batakhane ya da şüpheli bir mekân olduğuna dair… çeşitli ithamlarda bulundu.

Labrys haberi; takviye polis güçlerinin kısa sürede oraya ulaştığını, yardıma çağıran telefonlarla beraber örgütün avukatlarının ve birçok insan hakları aktivistinin de merkeze geldiğini aktarıyor. Üst düzey bir polis amiriyle yapılan görüşme neticesinde herhangi bir tutuklama olmadı; Labrys de çalışmalarıyla ilgili belgeleri yetkililere sunma teminatında bulundu.

Labrys 2006’nın Şubat ayından bu yana yasal olarak kayıtlı bir sivil toplum kuruluşudur.

Labrys; bürolarına 4 Haziran 2006’da yapılan başka bir baskında “içeri girmek isteyen memurların kapıyı kırdıklarını; karşı koyma durumunda içeridekileri tecavüz ya da farklı şiddet biçimleriyle tehdit ettiklerini” aktarıyor. Ne mutlu ki bu defa, Toplum Merkezi’nin yasadışı bir bataklık olmakla itham edilmesinin ötesine gidilmedi.

"Ancak” diyor Labrys; bu sefer böyle tehditlerin olmamasının nedeni “yabancı partnerlerimizin ve yüksek nitelikli ve profesyonel yerli ortaklarımızın mekânda bulunması olabilir.” 

Kırgızistan; Çin’e komşu, dağlık, denize kıyısı olmayan ve yaklaşık beş buçuk milyonluk nüfusa sahip bir ülke. Önceleri göçebe olan nüfusunun yüzde yetmiş beşi Sünni Müslüman. Yoksullaşmış ve aslen tarımla geçinen bu ülkede, müslüman kesimin ibadetleri de yerli şamanizm ve Sufi mistisizminden fazlasıyla etkilenmiş durumda.

Ülke, 2005’ten bu yana aşırı otoriter Başkan Kurmanbek Bakiyev idaresi altında. Bakiyev’in yozlaşmış rejimi; aynı yılın 13 Mart’ında 15.000 kişinin yürüyerek, idari ofisleri işgal ederek Başkan Aşkar Aşkayev diktatörlüğünü devirdikleri “Lale Devrimi”ne ihanet etmekle suçlanıyor.

Kırgızistan’da bu baskın gerçekleşirken, 7 Nisan tarihinde Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’da da LGBT derneği Lambda İstanbul Kültür Merkezi’ne bir polis baskını gerçekleştirildi ve grubun üye listeleriyle diğer bazı belgelerine el konuldu. Arama emrinde Lambda’nın “fuhuşu teşvik ettiği, buna aracılık ettiği [ve] [fuhuş için] mekân sağladığına dair kuşkular bulunduğu” belirtiliyordu.

1993 yılında kurulan Lambda İstanbul Türkiye’nin en eski LGBT derneğidir ve 2003’den bu yana her yıl küçük çaplı Eçcinsel Onur Yürüyüşleri organize etmektedir.

Dernek, 2007 yılından bu yana İstanbul valisi Muammer Güler’in saldırılarına maruz kalmaktadır. 2007’de valilik, Türk Anayasası’nın 41. maddesine göre “ahlâki değerlere ve aile yapısına” aykırı olduğu ve Ceza Kanunu da ihlal ettiği gerekçesiyle; “toplumsal barış, huzur ve refahı korumak” amacıyla derneğe kapatma davası açmıştır.

Güler, 2001’den bu yana ülkeyi yöneten, İslamcı AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi) tarafından 2003 yılında vali olarak atanmıştır.

Kapatma davasından bu yana dört duruşma gerçekleşmiştir ve savcılar grubun avukatlarından birine, merkezin 2008 yılının Mart ayından beri izlendiğini söylemiştir.

Türkiye, -hilafet karşıtı devrimi gerçekleştirip, cumhuriyetin kurulmasını sağlayan ve 1923-1938 yılları arasında ülkeyi yöneten- Mustafa Kemal Atatürk iktidarından bu yana güçlü bir laisizm geleneğine sahiptir. Ancak AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte, bu geleneğin aşınmasına yönelik endişeler daha da artmıştır. Bu kaygılar, üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kaldırılmasının istenmesi ve AKP’li belediyelerin içki yasakları uygulamasıyla birlikte iyice şiddetlenmiş; neticede geçen bir buçuk yıl boyunca ülke çapında yüz binlerce laik Türk sokaklara dökülmüştür.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu ay yapılan baskını “gey hakları örgütlerine yönelik şiddetin artarak sürdüğünü gösteren en son vukuat” olarak yorumladı.

Aralık 2006’da, Türkiye’nin LGBT bireylerine yönelik tek dergisi olan Kaos GL’nin 29 yaşındaki editörü, gey aktivisti Umut Güner hakkında bir dava açıldı. Dava gerekçesi, muğlak bir hüküm olan “müstehcen" yayın iddiasına dayanıyordu ve Güner’in 3 yıla kadar hapsi istenmişti. Otoriteler derginin basımını durdurdu (10-16 Ağustos 2006 tarihli “Türkiye’deki Geylere Kısıtlama” ve 13-19 Aralık 2006 tarihli “Türk Gey Editöre Hapis İstemi” yazılarına ve bu yazının online halindeki url’lerine bakınız.) Güner geçen yıl beraat etti.

İslamcı AKP tarafından atanan Ankara Vali Yardımcısı Selahattin Ekmenoğlu bundan bir yıl önce Kaos GL dergisini yayınlayan aynı adlı LGBT derneğini kapatma teşebbüsünde bulundu. Ama bu yasal manevra da, laik geleneğin hâlâ baskın olduğu Türk adalet sistemi tarafından geri çevrildi.

Kırgızistan LGBT derneği Lambrys’in İngilizce sitesi ve Lambda Istanbul’un İngilizce sitesine bakınız. Kaos GL's website’sinde geniş kapsamlı Türkiye LGBT tarihine İngilizce olarak ulaşabilirsiniz.

Doug Ireland’ın bloğu için; bkz: DIRELAND