Venezüellada Hemcins Birlikteliği: Venezüellada Tasarı Halindeki Hemcins Birlikteliği* Yasası Hakkındaki Tartışmalar Yoğunluk Kazandı

James Suggett

21 Temmuz 2009

Çeviren: Günce Şıralı

Yazının orijinali için tıklayınız.

Mérida, 15 Temmuz 2009 (Venezuelanalysis.com)- Venezüella Ulusal Meclisi’nin hemcins birlikteliklerini yasallaştıracak olan yasa tasarısı hakkında kamuoyunda süren tartışmalar, Venezüella Piskoposlar Kilisesi’nin tasarıyı kamuoyu önünde kınaması ve bunun hemen ardından lezbiyen, gey, biseksüel ve transeksüel (LGBT) aktivistlerin karşılık vermesiyle yoğunluk kazandı.

Meclis üyesi Romelia Matute’a göre, tasarı halindeki Cinsiyet Eşitliği ve Adaleti Yasası Ulusal Meclis’teki görüşmelerin ilk turunda yeterli çoğunluğu sağladı ve şimdi görüşmelerin ikinci turuyla ve final oylamasıyla karşı karşıya kalacak.

Matute, yasa tasarısının ihtilaflı 8. maddesini destekleyenlerden biri. 8. madde son taslağa dahil edilecek olursa “her bireyin tercih ettiği cinsel yönelimi ve kimliği özgürce ve hiçbir ayrımcılığa uğramaksızın hayata geçirme hakkına sahip olmasını ve buna bağlı olarak da devletin aynı cinsten iki insan arasında karşılıklı anlaşma ile kurulan ortak yaşam birliklerini (hemcins birlikteliklerini) tanımasını” sağlayacaktır.

Bu madde ayrıca “cerrahi veya başka yollarla cinsiyet değiştiren insanların kendi kimlikleriyle tanınma hakkını vurguluyor ve devleti onların topluma ‘eşit koşullar altında’ entegrasyonunu sağlayacak koşulları yaratmaya zorunlu kılıyor.”

Yasanın meclisten geçmesi, hemcins çiftlerden herhangi birinin sahip olduğu çocukların hakları ve çiftlerin sosyal güvenliği, miras, kira ve vergiler gibi konularda, detayları yasada belirtilmemesine rağmen olumlu gelişmeler sağlayacak.

Yasayı desteklemek üzere bir araya gelen gruplardan biri olan Ezequiel Zamora National Farmers Front’un [Ezequiel Zamora Ulusal Çiftçiler Cephesi] cinsiyet eşitliği komitesi üyelerinden Yolanda Saldarriaga, yasa tasarısının Venezüella’daki devrim sürecinin bir parçası olduğunu belirtti.

Saldarriaga Venezuelanalysis.com’da yayınlanan röportajında şunları söyledi:

“Bir devrim süreci içinde olduğumuzu kavramalıyız. Bu, hegemonyaya karşı mücadele etmek ve farklı yaşam biçimlerine saygı duyulmasını sağlayacak değişiklikleri talep etmek zorunda olduğumuz anlamına geliyor.”

Başka birçok LGBT ve feminist aktivist, meclis üyelerinin %10’unun hatta daha da azının 8. maddeyi desteklediğini tahmin ediyorlar ve Ulusal Meclis’in Aile, Kadın ve Gençlik Komitesi başkanı Marelis Pérez Marcano’nun bile 8. Madde’ye açıkça karşı olduğunu söylüyorlar.

Şu ana kadar siyasi partilerin hiçbiri yasa tasarısıyla ilgili açık bir beyanda bulunmadı, fakat Zulia eyaletinin Eyalet Yasama Meclisi tarafından oluşturulan bir komisyon tasarıyı açıkça suçladı. Bunun yanında, bu hafta sonu Venezüella Piskoposlar Konferansı da “ciddi endişelerini” ifade eden bir bildiri yayınladı.

Kilise “cinsiyet eşitliği ile ilgili olan yeni yasalaştırma projesinin Ulusal Anayasamız tarafından korunan ve somut olarak (Anayasa’nın) 75, 76, 77 ve 78. maddelerinde kutsanan evlilik ve aile kurumları ile çocuk ve ergen haklarına ağır bir saldırıda bulunduğunu” beyan etti.

Anayasa’nın 75. maddesine göre devlet “aileleri toplumun doğal birlikleri olarak korumalıdır”. 76. madde ise bir çocuğu büyütmenin, çocuğun anne ve babası için ortak ve kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu saptar. 77. madde evliliğin koruma altında olduğunu söyler, fakat evliliği gerçekleştiren kişilerin cinsiyetleri belirtilmemiştir. Bu madde aynı zamanda “bir kadın ve bir erkek arasında kanunla tayin edilen koşulları yerine getiren istikrarlı bir fiili birlikteliğin de evlilikle aynı etkilere sahip olacağını” söylüyor. 78. madde ise devleti çocuk ve ergenleri korumakla yükümlü kılıyor.

LGBT haklarını savunan aktivistler ise Anayasa’nın hemcins birlikteliklerini açıkça yasaklamadığını ileri sürüyorlar. Aktivistler 28 Şubat 2008’de Yüksek Mahkeme’nin “anayasal normların hemcinsler arasındaki birliktelikleri kınamadığını veya yasaklamadığını” ve “anayasanın hemcinslerin birliktelik kurma hakkını yadsımadığını” saptayan bir yorumundan alıntı yapıyorlar.

LGBT haklarını destekleyen bir sivil toplum örgütü olan Affirmative Union of Venezuela’ya göre [Venezüella Pozitif Ayrımcılık Birliği], Kilise’nin son açıklamaları Anayasa’nın ayrımcılık ve dini hoşgörüsüzlük yasağına karşı çıkmaktadır ve özel hayata dair anayasal hakkı çiğnemektedir.

Venezuelan Observatory for the Human Rights of Women[Venezüella Kadının İnsan Hakları Gözlemevi] üyesi Hisvet Fernández, laik bir devlet olarak Venezüella’nın herhangi bir dinin ayrımcı pratiklerini kurumsallaştırmaması gerektiğini söylüyor.

Fernández “kendi değerlerini, ahlaki inançlarını ya da geleneklerini diğer gruplara dayatmaya çalışan grupların olduğu toplumlarda ahlaki ve adil değerler olan eşitlik, özgürlük ve kardeşliğin mümkün olamayacağını” söylüyor.

LGBT aktivistleri, haklarının Ulusal Meclis kürsüsünde tartışılmasına ilk kez tanık olmuyorlar. Ulusal Meclis tarafından önerilen ama sonra ülke çapında yapılan referandumda küçük bir kesimin karşı oy vermesiyle reddedilen 2007 Anayasa Reformu cinsel yönelime dönük ayrımcılığı yasak hale getirecekti.

Yine de aynı yıl içinde LBGT ve feminist aktivistlerden oluşan karma bir grup tarafından, bir dizi yasa tasarısı Meclis Anayasa Reform Komitesi’ne sunuldu. Kürtajın ve hemcins birlikteliklerin cezalandırılmamasını ve kadınların bir dizi ekonomik çıkarlarını savunan bu tasarılar tartışmalı yapıları nedeniyle açıkça reddedildi.

Hugo Chávez’in 1998’de devlet başkanı seçilmesinden itibaren, kadın haklarını destekleyen hükümet programları gözle görülür bir şekilde artmaya başladı. Chávez Hükümeti düşük gelirli kadınlara destek veren bir Kadın Bankası kurdu. Ayrıca hükümet cinsiyet eşitliğini destekleyen yasalar çıkardı ve 15 yıllık Ulusal Kadın Enstitüsü’nü bir bakanlığa dönüştürdü. 2007’de Kadınların Şiddetten Arınmış Bir Yaşam Hakkı Kanunu’nu çıkardı. Yine de LGBT ve kadın haklarına karşı kültürel ve kurumsal muhalefet yaygınlığını korudu ve 2007 yasası zayıf bir biçimde uygulandı.

Venezuelanalysis.com’daki bir söyleşide Contranatura Historian Organisation [Contranatura** Tarihçiler Örgütü] üyesi Marianela Tovar Núñez “Ulusal Meclis üyeleri bu maddeyi (8. Madde) tasarının dışında bırakır veya vurgulamazlarsa bu, en çok ayrımcılığa uğramış gruplardan birine ve gerçek anlamda bir sosyalist toplumun yaratılmasına yönelik çok kötü bir darbe olacaktır.


_______________________________________
**İngilizce’de “same-sex civil union” olarak geçen bu terim, hemcinsler arasındaki herhangi bir birliktelikten öte, yasalar karşısında tanınmış, evlilik benzeri bir birlikteliği işaret etmektedir. [ç.n.]
**Contranatura: İspanyolca kökenli olan bu kelime “sıra dışı, doğal olmayan, anormal” anlamlarını içermektedir. [ç.n.]