Venezüella Ev Kadınları Birliği: Kurucu ve Koordinatör Lizardi Prada ile Söyleşi

James Suggett

13 Temmuz 2009

Çeviren: Gülsen Özbekar

Yazının orijinali için tıklayınız.

Lizardi Prada bir ev kadını, Venezüella’nın ilk Ev Kadınları Birliği’nin kurucusu ve genel koordinatörü, ayrıca Merida eyaleti belediye meclisi üyesi. Venezuelanalysis.com ile yaptığı bu söyleşide Prada, Venezüella bağlamında kadın hakları mücadelesine özgün bir bakış açısı getiriyor. Prada birliğin oluşumu, günlük işleyişi, ev kadınlarının haklarına ilişkin gündemleri, Katolik Kilisesi ile ilişkileri, sınıf farklılıklarının rolü, hükümetten siyasal bağımsızlığı ve hükümete verdiği destek arasındaki denge, kadınlar ile erkeklerin birliğe yaklaşımları ve kürtaj hakkında konuşuyor.

Adınızı ve görevinizi belirtir misiniz?

Lizardi Prada, Merida Eyaleti Ev Kadınları Birliği Genel Koordinatörü.

Neden bir ev kadınları birliği kurduğunuzu ve nasıl bir süreç geçirdiğinizi anlatır mısınız?

Tabii, 2001 yılında başlayan bir mücadele ile harekete geçen devrimci ve sosyalist bir grup kadın, kadınlarımızın hakları, onlara bir takım avantajlar sağlamak ve Venezüella Bolivar Cumhuriyeti Anayasası’nda, özellikle de ev kadınlarının da birlik kurma hakkı olduğunu belirten 88. Maddesi’nde kabul edilenler için mücadele etmek üzere bir birlik oluşturma görevini üstlendik. Şimdi ülke çapında beşten daha fazla birliğe sahibiz; biri Lara eyaletinde, biri Vargas’ta, bir tanesi Aragua’da, başka bir tanesi Bolivar’da ve bir diğeri ise burada; Merida’da.

Bir ev kadını, evde çalışan, çocuklarla uğraşan, temizlik, ütü, yemek yapan, çocukları büyüten, çoğu zaman tüm ailenin yükünü omuzlarında taşıyan, kocasının ve çevresindeki herkesin sorunlarının üstesinden gelen kadın veya erkektir – çünkü ev kadınlığı yapan erkekler de var – ve hiçbir zaman çalışma şansı yoktur, hiçbir zaman sabit bir maaşa sahip olma imkânı yoktur; bu yüzden de bugün 50 ya da 55 yaşlarında olup hiçbir şekilde ekonomik yatırımı olmayan insanlar var. Onlar bizim hizmetlilerimiz de aynı zamanda, yedek işçilerimiz; hiçbir zaman sabit bir maaşı olmayan, parça başı çalışan işçilerimiz; bu yüzden de bizim amacımız üyelerimize daimi ya da geçici olarak ekonomik yardım sağlamak.

Birlik içerisinde kadınları, atölyeler, eğitimler ve kooperatifler yoluyla geliştiriyoruz ve var olan farklı birimler yoluyla her kadının ihtiyaçlarının üstesinden gelmeye ve onları karşılamaya çalışıyoruz. Bunun yanısıra kadınları bilgilendiriyoruz; çoğu ev kadını bu konulardan haberdar değil. Kimi zaman insanlar (muhalefet edenler) onlara referandumdan (Aralık 2007’deki) ve kanun değişikliğinden (Şubat 2008’deki referandum) önce söyledikleri gibi “Bak, onlar senin çocuklarını ve aileni ortadan kaldıracaklar!” diyor. İşte bu yüzden, durumun dedikleri gibi olmadığını anlatmak için kadınları örgütlemeliyiz. Pek çoğu başkanımızı dinleyebilecek, sosyal programlardan haberdar olabilecekleri bir radyoya sahip değil. Bu yüzden, farklı kurumları yöneten insanları, sosyal programların yöneticilerini kadınlarımıza getiriyoruz, böylece onlarla bir araya geliyor ve ihtiyaçlarını anlatıyorlar.

Hepimiz mücadeleci insanlarız ve birbirimizi gözetiyoruz. Örneğin, bu hafta Bayan Carmen gelmedi. Neden gelmedi? Ona ne oldu? Gideceğim ve ne olduğunu öğreneceğim. Bir aile üyesi öldüğünde, biz de orada hazır bulunuyoruz; gidiyoruz ve zor zamanlarında onları ziyaret ediyoruz. Ev kadınlarımızdan bazılarının çocukları hapiste. Onlara orada da yardım ediyoruz; hapishanedeki kadınlarla birlikte projeler gerçekleştiriyoruz. Kitaplar getiriyoruz, onlarla konuşuyoruz; birliğin amacı bu. Pek çok şey yaptık ve hâlâ yapacak çok şey var. Bu oldukça uzun bir yol.

Birlik hangi yönleriyle geleneksel birliklere benziyor ve hangi yönleriyle onlardan ayrılıyor?

Birlik sui generis (nevi şahsına münhasır), yani bütçesi veya aidatları olmayan bir birlik ve ulusal, bölgesel ve yerel hükümetten fon almıyor. Başka bir deyişle, var oluşumuzu insanlara, sosyal sektöre borçluyuz. Diğer birliklerde ise aylık aidatlar ödüyorlar.

Birlik işçilik hukuku ile mi yönetiliyor?

Evet. Birliğimiz iş yeri denetleme kurumuna kayıtlı.

Siz bir kadın hareketi ve aynı zamanda da bir işçi hareketisiniz. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Ev kadınları birliğimizde kadınlar, bütünleyici ev kadınlarıdır. Neden mi bütünleyici dedim? Çünkü bizler öğretmeniz. Eğitimlerinde ve ev ödevlerinde çocuklarımıza yardım ediyoruz. Bizler doktoruz, çünkü evdekilerin sağlığıyla hep biz ilgileniyoruz. Bizler dekoratörüz. Bizler aşçıyız. Bizler temizlikçiyiz. Ayrıca, bizler... Profesyonel olarak çalışan ve aynı zamanda ev kadını olanlarımız da var. Bütünleyici ev kadınları, bütünleyici profesyoneller olduğumuzu söylememizin nedeni de işte bu; çünkü biz her şeyiz, tek bir kişide, bir ev kadınında her şeyiz. Aynı zamanda sevgilileriz, kız arkadaşlarız, kocalarımızın eşleriyiz, anneleriz ve kızlarız.

Kadınların mücadelesinin sınıf mücadelesiyle ilişkisi nedir? İşçi sınıfı ve burjuva sınıfından olan kadınlar arasında bir fark var mı?

Birliğimizin üyesi olan kadınlar her şeyden önce ekonomik kaynakları olmayan insanlar. Bu insanları çağırdık çünkü bizimki devrimci bir Bolivar birliği, çünkü Venezüella Bolivar Cumhuriyeti Anayasası’ndan doğdu.

Ayrıca, birlik hiçbir siyasi partiden değil. Bununla neyi mi kastediyorum? Burada bizler tüm farklı siyasal türlerden kadınları kabul ediyoruz, çünkü hepsinin ihtiyaçları var, hepsinin çocukları var, ve çünkü; iyi bir sosyalist paylaşımcı olmalı. Gerçek sosyalizm hemcinslerine yardım etmek ve onların ihtiyaçlarının karşılanması için dayanışma içinde olmaktır.

Sadece “Sen! Sen bir burjuvasın, defol buradan!” diyemezsin. Hayır! Fakat farklı sınıflardan kadınların farklı öncelikleri var. Örneğin barınacak yer yardımına çok daha fazla ihtiyacı olanlar var. Bazıları var ki; mesela, çoğu daha fazla kaynağa sahip sınıftan gelen insanlar ve barınacak yer veya yiyecek yardımına ya da bir yürüme değneğine ihtiyaçları yok, ilaçları için ödenek yardımına ihtiyaçları var. Çoğu durumda yalnızlar; çocukları evden ayrılmış ve evlerinde tek başlarına bırakılmışlar. Fakat biz bütün üyelerle eşit olarak ilgileniyoruz.

Amacınız kadınların ev ve ailedeki rolünü değiştirmek mi, yoksa sadece ev kadınları olarak rollerini güçlendirmek mi?

Hayır, değiştirmek değil, hayır, çünkü bu bize ait olan şey, o bizim. Ev kadını olmak kadınlarda doğal bir şey. Bizim amacımız kadınları güçlendirmek. Bakın, önemli bir fark var. Feminist olmak çok farklı bir şey, çünkü bu erkeklerden bağımsız olmayı öneriyor. Hayır! Bu kadınları güçlendirmek, onları bilgilendirmek, eğitimi ve sahip olmadıkları yardımı vermekle ilgili.

Birliğinizdeki kadınlar hükümet programlarına katılıyorlar mı?

Kadın Kalkınma Bankası kadınlara kredi verdi ve eğitim atölyelerinin yapılmasını çabuklaştırdı. Bunun yanında, Bağımsız Ulus Vakfı [Halk Ekonomisi Bakanlığı’nın) bizimle nazikçe ilgilendi ve üyelerimizin sorunlarının çözülmesine yardımcı oldu. Pek çoğu emekli maaşı şeklinde daimi ekonomik yardım istiyor, ki bu ilaca ve tıbbi müdahaleye ihtiyacı olan yaşlı üyeler için asgari ücret de olabilir. Başkanımız Hugo Chavez tarafından başlatılan diğer sosyal programların da bize desteği oldu. Bizler anayasamızın 88. maddesinde belirtilen sosyal güvenliği sağlamak için mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Bu sadece ekonomik tarafıyla ilgili değil; sosyal güvenlik, eğitim, doğru düzgün, onurlu bir ev ve sağlık hizmetlerini de kapsıyor. Bunun yanında, Merida Kadın ve Aile Enstitüsü (IMMFA) aile içinde gerçekleşen her türlü şiddet ile ilgili vakanın adli kısmınında bize yardım ediyor. Adli işlerle ilgilenen bir ekipleri var.

Yoksul Mahalle Anneleri Hizmeti (Misión Madres del Barrio) ile birlikte, ihtiyaç halindeki 64 insanı kayıtlara geçtiğimiz ve bu insanların hiçbir bakım görmediği oldukça kötü bir deneyim yaşadım, ve hâlâ onlar hayatlarına orada, dikkate alınmadan devam ediyorlar. Gerekli olan ise, sosyal duyarlılığa sahip insanlar; bölgesel ve yerel düzeydeki yöneticilerin sosyal duyarlılığının olması gerekiyor. Fakat Kadın ve Cinsiyet Eşitliğinden sorumlu bakan Maria Leon ile konuşarak başka bir yol bulacağız. Suçlanması gereken kurumun kendisi değil, görevliler ve yöneticilerdir.

Bunun devlet için büyük bir harcama olduğunu biliyoruz, fakat onlarca yıldır çile çeken pek çok insanımız da var ve devir ancak şimdi onlara kapılarını açıyor. İleri yaşlarına gelen 700.000 insan var ve bu insanların tüm hayatlarını memleketimiz, ülkemiz için mücadeleye adadığını kabul etmeliyiz. Bu büyükannelerin pek çoğu diktatörlük günlerinde oradaydı. Önceki hükümetlerin nasıl olduğunu ve onları nasıl susturduklarını biliyorlar.

Birliğin özerkliği ve hükümete verdiği destek arasında nasıl bir denge olduğunu anlatır mısınız?

Söylediğiniz şey son derece önemli. Evet, biz özerk bir birliğiz. Hiçbir insanın, hükümetin hiçbir biriminin gelip bizi yönetmesine izin vermeyiz. Bizim tek liderimiz Başkan Chavez’dir. Eğer birileri adaylardan Pedro Perez’i desteklemek üzere orada bulunmamızı söylerse kabul etmeyiz. Destekleyeceğimiz Pedro Perez’in adaylığı değil, Başkan Chavez’in öngördüğü politik ilkelerdir.

Bu yüzden pek çoğumuz, buradaki kadınlarımız, Venezüella Birleşmiş Sosyalist Partisi (PSUV)’nin militanıdır. Militan olmayanlar da oradalar, oldukça işbirlikçi, oldukça destekleyiciler; herkes davet ediliyor.

Başkan Chavez’in birliklerimizde henüz çözümlenmemiş 500’den fazla vaka ve tedavi görmemiş engelli insanlarımızın olduğundan haberdar olmasını diliyor ve bu konuyu daha fazla vurgulamak istiyorum. Mücadele etmeye devam ediyoruz ve bugün hâlâ daimi bir genel merkeze sahip değiliz. Toplantılarımızı pek çok farklı mekanda yapıyoruz. Birkaç petro-ev inşa etmek ve onları genel merkez, ayrıca kadın sığınma evi, toplantı mekanı, Barrio Adentro[1] kliniği ve ev kadınları birliğinin Endogenous Development Nucleus[2] (NUDES)’u olarak kullanmak üzere belediyeye ait alanın bir bölümünü talep etmek için bir önceki belediye başkanına başvurmuştuk. Bu proje hâlâ kadınlarımız için çözüme kavuşturulmayı bekliyor. Bu konuda hükümet desteğinden oldukça yoksunuz.

Fakat bunun üstesinden geleceğiz. İlerleme göstermeye devam edeceğiz ve her nerede başkanımızın bize ihtiyacı olursa, desteklerimizi sunmak üzere orada olacağız.

Ama, birlikte kendi kararlarımızı alabilmemiz için idari özerkliğimiz var. Birlik özerk ve örgütlü olarak çalışma yürütüyor.

Kadınlara hizmet sunmak ve onları güçlendirmek arasındaki fark nedir? Bu hükümet bunlardan hangisini daha çok yapıyor?

Kadınlara her zaman, artık topluluk şuralarına sahip olduğumuzu ve her birimizin bu şuralara katılım göstermemiz gerektiğini söylüyorum . Örgütsüz olan pek çok topluluk şurası var, ve bizler onlara yardımcı olmalıyız. Neden? Çünkü bu, kadınlar olarak kendimizi katılım, katılımımız anlamında güçlendirmemizin tek yolu.

Ben katılmazsam kadınlara yolumuzun üzerinde bir çukur olduğundan yakınamam. Ev kadınları birliğinde çalıştığım ve kadınlar için mücadele ettiğim konusunda kafam oldukça net. Kadınlarımızın topluluk şuralarında, günümüzde oluşturulan komünlerde yer aldıklarını göstermek çok önemli. Los Curos’ta (çevresinde) örneğin, bir komünümüz bulunuyor, ayrıca bir tanede Campo de Oro’da var. Mesela buralarda kadınlar konut projeleri konusunda topluluk şuralarına yardımcı olabilmek için mücadele ediyorlar, çünkü kansere yol açan asbestli çatıları olan pek çok yapı var. Topluluk şuraları ile koordinasyonlu bir şekilde çalışmak durumundayız.

Birliğe üye alımını nasıl yapıyorsunuz?

Kadınları neredeyse her zaman kişisel davetler ya da gazete yoluyla davet ediyorum. Daha yeni sayım yaptık ve 200 üyemiz olduğunu gördük, ve bu duruma medyaya başvurulmadan gelindi. Bunların yanında üye sayımızı arttırmak için kitle iletişim araçlarını da kullanıyoruz. Ev Kadınları Birliği’ne girmek, katılmak isteyen pek çok kadın daha var, ve biz de bu konuya yoğunlaşacağız. Bazen, bu toplumsal mücadeleye daha fazla zaman ayırabilmek için günde 24 saatten daha fazla zamana sahip olmayı istiyorum.

Birlik nasıl karar alıyor?

Kararlar için bir kurulumuz var, örneğin ben onlara Anneler Günü için yapabileceğimiz şeyleri öneriyorum ve onlara bunu nerede yapmak istediklerini soruyorum. Onlar da buluştuğumuz binada yapmak istediklerini belirtiyorlar. Fakat oldukça fazla sayıda kadın olacağından, oraya sığamıyorlar. Peki onlarla nerede ilgileneceğiz? Işte bu durumda, biraz daha büyük olan Tulio Febres (Merida’daki Kültür Merkezi)’te yapalım diyorum. Ama onlar istemiyorlar, çünkü kendi mekânlarını seviyorlar, onu kendilerine ait, gidebilecekleri ve kimsenin onları yerlerinden oynatamayacağı bir alan olarak görüyorlar.

Bir seferinde ne istediler biliyor musunuz? Miraflores’in (Başkanlık binası) önünde dikilmek için bir otobüsle hep birlikte Caracas’a gitmek ve başkanımızdan talep ettiğimiz bütün şeylere kulak kesilmesini istediler, çünkü bu yaşlı kadınlar için maaşa gerçekten çok ihtiyacımız var. Bu yüzden, onlara dedim ki; tamam, haklısınız, oraya gideceğiz. Fakat bazen başkanı, herhangi bir anda birisin gidip görüşebileceği ve istenileni yapmasının sağlanacağı biri olarak düşünüyorlar, bunu fazla kolay sanıyorlar. Ben de onlara işlerin bu kadar kolay olmadığını anlattım. Onlar da, hayır, kolay değil, ancak bizim yapmak istediğimiz onunla (Chavez) temas kurmak dediler. Ben de hadi bunu şöyle yapalım dedim; önümüzdeki hafta ilk olarak ben gideceğim, bazı bağlantılar kuracağım, ve ben ilişkiye geçtikten sonra başkanla konuşup konuşamayacağımızı göreceğiz, fakat bilemiyorum; çünkü yeterli dirence ve güce sahip değilim.

Dolayısıyla, birlikte kararlar bu şekilde alınıyor. Önerimi yapıyorum, kurulun ne söyleyeceğine bakıyorum. Evet mi, hayır mı? Ve onlardan cevap geliyor. Yöneticilerin oluşturduğu bir kurul var, fakat herkes yardımcı oluyor, dinliyor, yorum yapıyor ve önerileri görüyor, ve onlar için uygun olup olmadığını belirtiyorlar. Benim ön planda olmamın bir sebebi var, eğer bir sebebi olmasaydı ön planda olmazdım. Bir lider, motive eden, idareyi eline almak durumunda olan birileri her zaman olacak.

Erkeklerin bu insiyatife, ev kadınları birliğine tepkisi nasıl oldu?

Pek çoğu dalga geçti ve kadınları birliğe davet ettiğimizde çoğu “Olmaz, çünkü bu durumda yaptığın iş için sana ödeme yapmak zorunda kalacağım” dedi. Erkekler cinsiyetçilerse eğer kabul etmiyorlar, birlikte olmaz diyorlar, çünkü beni kendi gömleğimi ütülemek zorunda bırakacaksın. Onların yaptığı şakalar bunlar.

Aslında durum böyle değil. Bu fikir kadınlara ve aileye yardımcı olmak; ilkelerin izin verdiği ölçüde yardım önerebilmek; eğitim, kurs ve bilgi anlamında destek sunmak; onların benliğinde devrimci bir ideoloji yayabilmek için var.

Kadınların birliğe tepkisi ne oldu? Birliğe karşı olan kadınlar var mı?

Birliğe gelen tüm kadınlar mücadeleye oldukça açıklar. Farklı sebepler için çaba gösteriyorlar. Şu anda başkan dokuz senedir makamında bulunuyor, ve gidilecek oldukça uzun bir yol var, amaçlarımızı sağlamlaştırabilmek için daha ileri gitmeliyiz. Fakat hakikaten bütün kadınlar mücadeleye oldukça açık.

Bazı kadınları onların da haklara sahip olduğuna ikna etme konusunda zorluklarla karşılaştınız mı? Birlikteki kadınlar da dahil olmak üzere insanların, ne tarz bir işin değerli olduğu konusundaki önyargılarını ortadan kaldırmalarını nasıl sağladınız?

Ben her zaman üyelerimize hayatın amaçsız olmadığını önemle belirttim. Her birimizin bir misyonu var. Onlara kişisel tecrübemi anlattım.

On bir yaşındayken bir hastalıkla boğuşuyordum. Bir yıl boyunca hareketsiz kaldım, sinir ve kemik problemleri nedeniyle konuşamıyor ve hareket edemiyordum; hastaneden tekerlekli sandalye ile çıkarıldım. Daha sonra bu hastalığı yendim. Evlendim, çocuklarım oldu, Caracas eyaletinde bir yerdeydim fakat Caracas’ı bilmiyordum. Sekiz yıl boyunca Caracas’ta yaşadım ama orayı öğrenemedim. Neden? Belki de düşüncelerim bu yönde olduğu için...Her şeye boyun eğiyordum ve zaptedilmiş durumdaydım. Ancak daha sonrasında gözlerimi açtım ve gördüm, ve farkettim ki etrafımda yardım etmem gereken başka bir dünya var.

Tüm bunlar hakkında, birinin neden köşesine çekilip, uzaklaşamayacağı hakkında konuştum kadınlarla, çünkü ev kadınları sayılarla ifade edilemeyecek değere sahip; çünkü ev kadınları tek bir bedende bir araya gelmiş her şeyi ifade ediyorlar. Bu anlamda, onlara bu ilkeleri öğretmeliyiz.

Bunun yanında her kadının hallacas gibi ya da başka bir geleneksel Venezüela yemeği ile ilgili bir tarifi paylaşmak üzere gittiği ve bunlar hakkında konuştuğu “Günün Ev Kadını” adında bir radyo programımız var. İnsanlar sadece iyi bir hallacanın nasıl yapıldğını bilmiyor değil, tavuk dolmasının nasıl yapıldığını bilmeyen de pek çok insan var.

Bunlar kadınlarımızın, ev kadınlarımızın kendilerini daha değerli hissetmeleri, çoğu zaman oldukça düşük seviyelerde olan özgüvenlerini arttırmaları için onlara yardımcı olan şeyler. Ve bu mantıklı görünüyor, değil mi? Onlar bu kadar hırpalanıyor ve eleştiriliyorken... Bazen çok kötü bir halde geliyorlar, fakat bu onların suçu değil. Bu, kendimizle birlikte sürüklediğimiz toplumun hatası.

Venezüella toplumunda kadın simgeleri hakkındaki fikriniz nedir? Hükümet tanıtımında ve ayrıca özel ve ticari tanıtımlarda kadınlar nasıl temsil ediliyor?

En azından siyasette kadınların önemli bir role sahip olmaları nedeniyle oldukça mutluyuz. Millet Meclisi’nde Cilia Flores (Millet Meclisi Başkanı) var, yine bir kadın olan Kadınlar Bankası’nın yöneticisi var, Kadın ve Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı’nda Bakan Maria Leon var. Bu temsili bir durum; kadınların bir temsiliyeti. Bunların yanında bölgesel ve yerel makamlarda bulunan pek çok kadın var. Örneğin, şu anda bir belediye meclisi üyesi olarak ben, böyle bir şeyi hiç düşünmezdim. Meclis üyeleri her zaman sadece erkeklerden oluşuyordu. Şimdi aynı zamanda ev kadını olan bir meclis üyemiz var; ben bir profesyonelim, kolay kazanmadığım bir mevkiye sahibim. Çocuklarla birlikte, bazen yatacak yer, hatta ekmek bile olmadan çalışmak zorunda kaldım.

Tanıtım konusuna gelince, bu tanıtıma bağlı. İyi tanıtım var, bir de bira, likör, sigara reklamlarındaki gibi kafaları olmadan sadece kadınların bedenlerinin göründüğü pornografik tanıtım var. Hükümet tanıtımlarını daha saygılı buluyoruz. Başkan pazarları konuşmasını yaptığında kadınlara her zaman en üst düzeyde saygıyla hitap ediyor. Hükümet tanıtımları herkesi, kadınlara büyük bir saygı göstererek, anneliğin önemi, sosyal projeler, barınma, hastaneler ve bunların hepsinde neler olup bittiği, ülkede gerçekleşen her şey hakkında bilgilendiriyor.

Kürtajın yasal hale getirilmesini destekleyen bazı kadın gruplarının aldığı insiyatif hakkındaki görüşünüz nedir?

Öncelikle ben Lizardi Prada olarak konuşuyorum, ve her insan şahsi fikre sahip olma konusunda özgürdür. Diğer kadınlar adına konuşamam, çünkü onların neler yaşadığını bilmiyorum. Birlikte bazı vakalar var, bazıları tecavüze uğramış, ve hamile kalmışlar. Bunlar bazen kendini başkasının yerine koymaya zorlayan kriterler oluyor. Fakat ben, kişisel olarak, kürtajı onaylamıyorum, Lizardi Prada olarak kabul etmiyorum. Neden? Çünkü meydana gelen bir hayat ve bizim ona ilk andan itibaren yardımcı olmamız gerekiyor. Ben bir anneyim, üç çocuğum var, üç tane de torunum var. Bir kadınla bir erkeğin ilişkiye geçtiği ilk andan itibaren, hayat da zaten var. Bu yüzden benim için, Hristiyan olmamı ayrı tutarsak, kürtajı desteklemek gerçekten çok zor. Her birey için farklı durumlar söz konusu bence, birinin büyük bir risk taşıdığı zaman olduğu gibi, biz bu konuda çalışmalıyız, fakat bir anne olarak, bir eş olarak, bir kadın olarak, bir annenin kızı olarak gerçekten onaylamıyorum.

Katolik Kilisesi kadın mücadelesini nasıl etkiliyor?

Duruma göre değişiyor. Kilise her zaman ve sadece, görevli olarak kiliseye liderlik eden kişi saygı gösterdiğinde kadın haklarına saygı gösteriyor. Katolik Kilisesi’nin desteklediğimiz birkaç görevlisi var. Fakat aslında Katolik Kilisesi’nde olmaması gereken insanlar da var. Örneğin, Baltazar Porras (Merida Eyaletinin başpiskoposu); onun gibi bir darbeci Katolik Kilisesi’nde olmamalı. Sorumluluklarını yerine getirmiyor. İnsanları kararsızlığa sevk ederek darbelere karışıyor. Bu böyle olamaz. Orada olmayı hak eden başka insanlar var.

Üyelerimizin neredeyse hepsi Katolik, ayrıca Protestan olanlar da var. Birlikte, din özgürlüğüne saygı gösteriliyor. Kendimizi Katolik Kilisesi’nin kendisine dahil etmedik. Yaptığımız şey, haklarımız hakkında her zaman kilise liderleriyle konuşmak. Çoğu zaman onlara, söylevlerimizde onlardan bahsedip bahsedemeyeceğimizi danışıyoruz, ve eğer üyelerimizden biri aile üyelerinden birini defnedecekse orada bir kilise liderinin bulunuyor olmasına dikkat ediyoruz. Ancak kendimizi dahil etmek gerekirse, kiliseye karşı mücadele etmek gibi şeyler yapmıyoruz. Bunun yerine kiliseyi genel olarak destekliyoruz.


_______________________________________
[1]Venezüella hükümetinin başlattığı ve halkın ücretsiz sağlık hizmeti almasını sağlayan sağlık programının adıdır. - (ç.n.)
[2]Venezüella hükümetinin desteklediği pek çok yeni tip “sosyalist” toplum geliştirme girişiminden biri. - (ç.n.)