Kadın Hakları İnsan Haklarıdır
RAWA’nın Dünya Kadınlar Günü Açıklaması
RAWA (Afganistan Devrimci Kadınlar Birliği)
16 Mart 2007
Kökten dinciler iktidarda olduğu sürece, Afgan
kadınlarına yönelik baskılar ve suçlar son
bulmayacaktır.
Dünya, “Afgan kadınlarını özgürleştirmek” adına
harekete geçti ve ülkemiz istila edildi. Fakat Afgan
kadınlarının acıları ve yoksulluğu azalmadı, aksine
toplumumuzun bu en perişan nüfusu üzerindeki zulüm ve
vahşetin derecesi günden güne arttı.
Karzai’nin yozlaşmış mafya hükümeti ve onun
uluslararası gardiyanları, utanmadan Afgan Kadınlarının
dayanılmaz acıları üzerine oyunlar oynadılar ve bunu
insanları kandırmak için propaganda aracı olarak
kullandılar. Savaş lordlarının iltimas geçtiği birkaç
kadına hükümette resmi görev verdiler ve bunun ülkede
“kadınların özgürleştirilmesi”nin sembolü olduğunu ilan
ettiler. Fakat yüksek mercilerdeki kadınların varlığı,
meclis üyesi Malalai Joya’nınki gibi insanlarımızın
sıkıntı ve acılarına derinden dokunmadığı; kadın hakları
ve demokrasinin kanlı düşmanlarına karşı ödünsüz bir
mücadele sergilemediği ve kadınların özgürleşmesini,
ülkemizin kökten dincilerin ve onların yabancı
patronlarının kirli prangalarından kurtulmasının
ayrılmaz bir parçası olarak görmediği müddetçe önemli
değildir.
Hükümet ve Batılı medya, 68 kadının meclisteki
varlığını Afganistan için büyük bir başarı ve demokrasi
ve kadın haklarının bir göstergesi olarak lanse etti.
Fakat bu kadınların neredeyse hepsi kadın hakları ve
demokrasinin korkunç birer düşmanı ve savaş lordlarının
elindeki küçük kuklalar durumundalar. Bu tiksindirici
gerici mecliste, Joya’nın şerefli ve boğulmuş sesi
dışında, kalan 68 kişiden Khalqi, Parchami, Jehadi ya da
Talibi akbabalarına karşı bir ses yükselmiyor. Safora
Niazi, Noorzia Atmar, Parveen Durani, Shakeela Hashmi,
Malalai Isaqzai vb. gibi Meclisin kadın üyeleri Malalai
Joya’ya meclis içinde fiziksel saldırıda bulunarak
Sayyaf, Rabbani, Alam Seya, Farooqi ve diğer kan
emicilerin görevini devralacak kadar utanmazlar.
Gerçekte Saimas, Rahimas, Gul Shahs, Sanoobers, Gul
Bibis, Aminas’ın yürek parçalayıcı acısı ve gözyaşları,
ülkenin her köşesindeki adaletsizlik ve hayal
kırıklığının sonucu olan yüzlerce dehşet verici intihar
ve kendini feda etme hikayesi, kurumların ve politik
çıkarları için Afganistan’da kadın haklarını parlak bir
resim olarak göstermeye çalışanların yüzünde bir utanç
lekesidir. Uyuşturucu hükümdarlarının, yıkım, yozlaşma
ve suç şampiyonlarının ve bir avuç güvenilmez
entelektüelin iktidarda olduğu bir yerde, kimse
kadınların korkunç durumlarında ani ve büyük
değişiklikler beklememeli.
Ülkemizdeki felaketin asıl sebebi, tiranlık ve
barbarlıkla dolu karanlık bir tarihi olan Rabbani,
Sayyaf, Qanoni, Muhaqiq, Dostum, Khalili, Ismail, Fahim
ve benzerleri gibi vatan hainlerinin iktidarda
olmasıdır. Bu adamların ellerinin altında yerel ve
uluslararası koruyucuları ve ceplerinde birkaç utanmaz
entelektüel vardır. Yakın zamanda bu dinci faşistler,
ülkemizde yüzlerce, binlerce savunmasız insanın
öldürülmesi konusunda, adaletten kaçmak ve herhangi bir
mahkemeye karşı dokunulmazlığın keyfini sürmek için
mecliste ve senatoda “Ulusal Uzlaşma” adında bir yasa
çıkardılar.
Anavatanımızın hainleri, Kabil’de bir yürüyüş
düzenleyerek bir kez daha güçlerini göstermeye ve
kederli halkımızı sindirip uzlaşmaya ikna etmeye
çalıştılar. Aleyhlerinde dava açılmayacağını düşünecek
kadar kör olduğumuzu sanıyor olmalılar. Eğer yürüyüşleri
Karzai’ye güçlerini göstermek içinse, Karzai’nin uzun
süredir babasının ve yüz binlerce yurttaş ana, baba ve
kardeşin katiliyle gizli ittifak yaparak tarihi, rezil
bir işbirliğini kabul ettiğini bilmeliler.
Fahim ve işbirlikçileri, bir dahaki sefere Jehadi
liderleri savaş suçu ile itham edilirse buna ciddi bir
tepki verecekleri konusunda uyarıda bulundular. Eğer
Karzai onların suçuna ortak olmadıysa, bu utanç verici
tehditlere bir karşılık vermeli ve Fahim adındaki
suçludan mareşal ünvanını geri almalıydı.
Bu hareket, en azından Karzai’nin hanesinden bir
utancı silmiş olur ve mantıksız hainlerin bakanları
olarak yanında varolmalarını engellerdi. Bu soyguncu
haydutlar, ucuz tehditleriyle insanlarımıza karşı
bitmeyen suçlar için hala hevesleri ve imkanları olan
vahşi kan emiciler ve savaş tüccarları olduklarını
kanıtladılar – korkulu 1992-1996 yıllarını
tekrarlayabilirler.
Karzai’nin bu sahte dokunulmazlık yasası taslağına
onay damgası vurup vurmaması çok önemli değil.
Karzai’nin yasama, yürütme ve yargı organlarındaki
insanların düşmanlarıyla yurtseverlik karşıtı olarak
yaptığı anlaşmalar, Jehadi, Parchami, Khalqi, ve Talibi
katillerinin kara kovasına kafasını soktuğunu gösterdi.
Fakat şunu bilmeliler ki, bir gün halkımız tüm bu
suçluların elini kolunu bağlayacak, mutlaka adalete
teslim edecek ve Karzai de onların suç ortağı olarak
sorgulanmak zorunda kalacak.
Şehit liderlerinin kanıyla ve ulusunun acı ve
ızdırabıyla yetkilendirilmiş RAWA (Afganistan Devrimci
Kadınlar Birliği) katiller, kökten dinciler, onların
dalkavuk entelektüelleri ve yurtdışı patronlarına karşı
ödünsüz mücadelesine hiçbir şekilde uzlaşmaya veya
diplomasiye başvurmadan devam edeceğine, baskı altındaki
özgürlük tutkunu kadın ve erkeklerin önünde yemin
ediyor. Halen susturulan çoğunluğumuz adına, bu
baskıcılara karşı davamıza devam edeceğiz. Halkımıza ve
dünyanın adalet yanlısı insanlarına güvenerek, dinci
kardeşleri Zardad’a yaptığımız gibi onları da adalet
mahkemesine götüreceğiz.
Birleşik Devletler ve müttefikleri, Jehadi mafyasını
iktidara getirerek halkımızı unutulmayacak bir ihanete
uğrattılar. Halkımız ve tüm dünya, hiç şüphesiz onların
kendi küresel ve yerel çıkarlarının peşinden
gittiklerini, Afganistan’da istikrar, özgürlük ve
demokrasinin işlerine yaramadığını biliyor.
Afgan kadın ve erkekleri, özgürlük ve demokrasinin
bize B52 bombalarının gücüyle; yabancı ülkelerce ve
İran, Pakistan, ABD ve Rusya’nın casusları tarafından
hibe edilecek değerler olmadığını bilmeliler. Bu
değerlere ancak kendilerinin bilinçli, istikrarlı ve
sürekli cesareti ve mücadeleleri sayesinde ulaşılabilir.
Dünya Kadınlar Günü’nde tüm destekçilerimize ve
dünyadaki arkadaşlarımıza en sıcak selamlarımızı
gönderirken RAWA herkesten; adaleti, özgürlüğü ve insan
haklarını savunan tüm insanlardan son 30 yılın savaş
suçlularını dava etmelerini istiyor.
Kahrolsun tüm kökten dinciler, din suçluları, diğer
suçlular ve onların yabancı koruyucuları!
Yaşasın Afgan kadın ve erkeklerinin bağımsızlık,
demokrasi ve sosyal adalet mücadelesi!
Dünya Kadınlar Günü’nde Kabil’deki
RAWA etkinliğinin fotoğraflarına ulaşmak için
tıklayınız.
Bu
makalenin orijinali için
tıklayınız.
Çeviren: Seray Akyıldırım
|