Saddam Ele Geçirildi, Ama Daha Fazlası Değil
Maria Tomchick
15 Aralık 2003
Saddam tutuklandı, fakat savaş henüz sona ermedi. ABD, savaşı sona
erdirmeye ve birliklerini sözde bitmek bilmeyen kargaşadan
kurtarmaya çalışırken birçok önemli sorunla karşılaşıyor.
En kritik sorun aralıksız süren gerilla saldırıları. Fransız Basın
Ajansı (AFP), tarafından Iraklı gerillalarla yapılan bir röportaj
dizisine göre, gerillalar üç ana gruptan oluşuyor. Bir grup sadece
Saddam Hüseyin’i savunuyor. Diğer iki gruptan biri, kâfir
Amerikalıları Irak’ın kutsal mekânlarından kovmak için savaşan
Iraklı İslamcılar. Üçüncü grup ise, özgürlük savaşı mücadelesi veren
milliyetçilerden – hükümete karşı bağlılığını yitirmiş, Saddam
karşıtı eski Baas partisi üyelerinden, ve diğer pan-Arapçılardan–
oluşuyor. Beklenildiği gibi, bu gruplar saldırılarını genellikle
tahrip edici bir etki için düzenliyorlar.
Şu anda Saddam taraftarı grubun kafasının kesildiğini varsaymak da
güvenilir değil. ABD askeri görevlileri, Saddam Hüseyin’i deliğinden
çıkardıklarında, Saddam Hüseyin’in radyo veya başka bir iletişim
teçhizatının olmadığını söylediler. Anlaşıldığı üzere hiçbir
saldırıyı yönetmiyordu, hiçbir emir yayınlamıyordu veya herhangi bir
gerilla hareketinin sorumlusu değildi.
Saddam’ı hapsetmenin asıl değeri, bir sembolü, oldukça büyük bir
gerilla grubu için bir ilham kaynağını ortadan kaldırmaktır. Fakat
bunun savaşa hemen bir son vereceğini ummak, insan sadakatinin yeni
koşullara uyabileceğini unutmak anlamına gelir. Eğer Saddam Hüseyin
gerilla saldırılarını yönetmediyse, birisi mutlaka yönetti; ve bu
kişi ya da grup Saddam’ın her zaman sahip olduğu kadar, ya da daha
fazla sadakat görüyor. Sonuçta, göstermelik bir başkan sadece
göstermelik bir başkandır; askerlerinin sadakatine hakim olanlar —
yüz yüze görüşme yapan ve silah ve para sağlayanlar— pratik işi
yapanlardır. Gerillaların hepsi ilham almak için Saddam’a bel
bağlamazlar, özellikle de bugünlerde Irak’ta isyan etmek için birçok
başka neden varken.
Örneğin bir isyan nedeni olarak, İşgal Altındaki Topraklar’da
başarısız olmuş İsrail askeri taktiklerine gittikçe benzeyen, Sünni
Üçgeni1 ’nindeki ABD askeri taktiklerini alabilirsiniz. Geçtiğimiz
hafta, hem ABD askeri planlamacıları hem de İsrail kaynakları, ABD
askeri görevlilerinin Batı Şeria’da uygulanan İsrail taktiklerini
incelediklerini basına açıkladılar. Ve şimdi edindikleri bu dersleri
Irak’ta uyguluyorlar.
Bu taktikler şunları içeriyor: gerillaların saklanma yeri olduğundan
şüphelenilen binaları yok etmek; şüphelenilen gerillaların ve
onların aile üyelerinin evlerinin üzerinden buldozerle geçmek;
şüphelenilen gerillaların akrabalarını, ve/veya gerillalarla ilgili
bilgi sahibi olabilecek kişileri tutuklamak; ve bütün köylerin
etrafını jiletli telle çevirerek, oturanları köye girmek ve çıkmak
için tek bir kontrol noktasından geçmeye zorlamak. Eğer insanlar
sokağa çıkma yasağı saatinden önce kalabalık kontrol noktalarına
geri dönemezlerse, geceyi çölde geçirmek zorundalar. Bu kontrol
noktalarında Iraklılar, ABD ordusu tarafından çıkarılan ve sadece
İngilizce basılan kimlik kartlarını göstermek zorundalar. Aşağılanan
Iraklıların durumu, Filistinlilerin durumuyla açık paralellikler
gösteriyor, ve bu Amerikan Ordusu için uyarıcı bir işaret olmalı. Ne
yazık ki, önemsenmiyor.
Kurmay Yarbay Nathan Sassaman, Ebu Hişma köyünü jiletli telle
çevirmekten sorumlu olan kişi, New York Times’a, “Bu insanları
onlara yardım etmek için burada olduğumuza ikna etmek için, ağır
dozda korku ve şiddetin, ve projelere aktarılacak büyük miktarlarda
paranın kullanılabileceğini düşünüyorum.” dedi. Tel çitin üzerine
yapıştırılmış bir tabelada şöyle yazıyor: “Bu çit burada sizin
güvenliğiniz için var. Yaklaşmayın veya geçmeye çalışmayın, yoksa
vurulursunuz.”
ABD ordusunun şu günlerde kullandığı “yüksek dozda korku ve şiddetin”
bir örneği, İsrail Savunma Gücü’nün (IDF) Batı Şeria ve Gazze
Şeridi’nde kullandığı suikast timini model alan timin kullanımıdır.
ABD Ordusu’ndaki yeni Task Force 121 , Fort Bragg’da gerilla lideri
şüphelilerine suikastlar gerçekleştirmek için IDF tarafından
eğitiliyor. Yakınlarda Londra’daki Guardian gazetesi, Suriye’nin
içinde şimdiden ABD özel kuvvet timlerinin “yabancı cihadcılar”ı
sınırı geçmeden öldürmek için operasyonlar düzenlediğine dikkat
çekti ve “bir cihadcı kimdir ve bunu nasıl tanımlarız?” ve “kimin
sınırı geçmeyi planladığını nasıl biliriz?”sorularını ortaya attı.
Asıl soru olan uluslararası yasalara göre suikast düzenlemenin
yasallığı sorusuna değinmedi bile...
Bu soruların en az bir tanesi cevaplanabilir. Task Force 1212’in arkasındaki başlıca planlamacılardan biri, Oregon’da bir kilise
cemaatine, ABD’nin Şeytan’a karşı savaşan bir “Hıristiyan ordusu”
olduğunu söyleyen Tuğgeneral William "Jerry" Boykin’dir. Bu tür
fanatikler “yabancı cihadcılar” tanımını istediklerini hedef
göstermek için esneteceklerdir. Ve bu tarz insanlık dışı taktikler,
suikastlerin İsrail birliklerine ve sivillere karşı daha fazla
militan saldırılara yol açtığı İşgal Altındaki Topraklar’da olduğu
gibi Irak’ta da başarılı olacaklardır.
“Projeler için para”sürecinin sonunda, Bush yönetimi rezil oldu.
Ekim’deki büyük bağış konferansında bir çok teminat verildi, fakat
Irak’taki kötüye giden güvenlik durumu ve dünya çapında süren
ekonomik çöküş yüzünden ancak birkaç tanesi ödenebildi. Irak’ta
yeniden yapılanma için para yığını ABD’den gelecek. Para, yakın
zamanda dünyanın ikinci büyük petrol rezervine sahip bir ülkeye
gemiyle petrol taşıma işi için yüksek fiyatlı bir anlaşma yapmakla
suçlanan Halliburton şirketi gibi Amerikan şirketlerinin ceplerinde
süratle yok olacak.
Ödeneklerin geri kalanı Dünya Bankası ve IMF’den borçlar şeklinde
gelecek. Fakat bu ödenekler ödenmeden önce, ABD Irak’ın savaş öncesi,
Saddam döneminden kalan ağır borçlarını bağışlamaları için
borçlularıyla görüşmeli. Pentagon, her zamanki parlak zekâsını
kullanarak, geçen hafta Fransız, Alman ve Rus şirketlerinin Irak’ın
yeniden yapılanması için anlaşmalara teklif vermelerini engelleyen
bir talimat yayınladı. Irak’ın savaş öncesi en çok kime borcu
olduğunu tahmin edin: Avrupa ulusları ve Rusya. Pentagon’un tavrına
kızan Vladimir Putin, geçen hafta sert bir şekilde Irak’ın Saddam
döneminden kalan 8 milyar dolar borcunu bağışlamayı reddetti. .
Başarısız askeri taktikler, başarısız mali politikalar; Bush
yönetimi için hepsi bir günlük iş. Saddam Hüseyin’i bulmak
kesinlikle bu yetkili makamların beceriksizliğinin üzerini
kapatmayacak.
Maria Tomchick'in yazıları Alternet, Znet, the CounterPunch web
sitesi, Common Dreams newswire, MotherJones.com ve AntiWar.com’da
yayınlandı.
--------------
1 Sünni Üçgeni: Bağdat'ın kuzeyden batısına kadar uzanan,
Sünnilerin yaşadığı yerler (ç.n)
2 Komando birliği (ç.n.)
Bu makalede yararlanılan kaynaklar:
“Iraqi resistance deeply divided over Saddam Hussein’s role,”
Agence France Presse, 12/8/03
“Tough New Tactics by U.S. Tighten Grip on Iraq Towns,” Dexter
Filkins, The New York Times, 12/6/03
“U.S. Adopts New Tactics in Iraq Guerilla War,” Charles Aldinger,
Reuters, 12/8/03
“Israel trains US assassination squads in Iraq,” Julian Borger,
The Guardian, 12/9/03,
www.guardian.co.uk/print/0,3858,4815008-103681,00.html
“US Eyeing Israeli Tactics for Iraq Insurgents,” Dan Williams,
Reuters,12/9/03
“High Payments to Halliburton for Fuel in Iraq,” Don Van Natta
Jr., NYT, 12/10/03
“Fueling Anger in Iraq: Sabotage Exacerbates Petroleum
Shortages,” Rajiv Chandrasekaran, Washington Post, 12/9/03,
www.washingtonpost.com/ac2/wp-dyn/A47474-2003Dec8?language=printer
“After Attack, S. Korean Engineers Quit Iraq,” Ariana Eunjung
Cha, Washington Post,12/7/03
“Iraq delays hand Cheney firm $1bn,” Oliver Morgan, The Observer,
12/7/03,
http://observer.guardian.co.uk/business/story/0,6903,1101341,00.html
“Funds for Iraq Are Far Short of Pledges, Figures Show,” Steven
R. Weisman, NYT, 12/7/03.
Çeviren: Sinem (Feminist Kadın Çevresi)
|