SAHNE ETNİK TEMİZLİK İÇİN KURULUYOR
Kristen Ess
26 Temmuz 2003
Abu Mazen için George Bush'la konuşmak, olmayacak duaya amin
demek gibi görünüyor. Bu hafta Washington'da ya da başka bir yerde
gerçek bir diyalog kesinlikle olmayacak, ve kimse de olmasını ümit
etmiyor zaten. İsrail gaddarlıklarının finansörü, Şaron'un manevi
destekçisi, ve uluslararası savaş kışkırtıcısı Bush neden birdenbire
dünyanın inanmasını istediği en dürüst komisyoncu haline geliyor?
Başbakan Abbas, Oslo sürecinde Arafat'tan beklendiği gibi, Yol
Haritası sürecinde Filistin'i satmak için seçildi. Ve Bush, Şaron'un
Yol Haritası'nı istediği gibi yorumlamasına izin vermekten hiç
çekinmedi. Bu hafta Londra Financial Times'ın haberlerinde, kızgın
yerleşimcilerle İsrailli askerlerin arasında kavgaların da yaşandığı
beş tenha ileri karakolun kaldırılmasına tanık olduk.
Yol Haritası, açık bir dille, 2001 Mart'ından beri kurulan bütün
yerleşimlerin kaldırılmasını talep ediyor. Ve bu, uluslararası
kanunlar altında bütün yerleşimlerin yasadışı olduğu gerçeğini göz
önüne almıyor. Bu şiddetle yönetilen, çok can sıkıcı bir sahne şovu.
Bu "ateşkes" sırasında İsrail İşgal Gücü (IOF) Perşembe günü,
bulundukları tanktan, ilerlemeyen taşıt konvoyunda arabalarıyla
kalmış bir Filistin ailesinin üzerine ateş açtılar. IOF arabadaki
küçük bir erkek çocuğunu öldürdü, ve çocuğun iki kız kardeşini
yaraladı; ancak bunun bir kaza olduğunu iddia etti.
Çarşamba sabahı erken saatlerde İsrail polisi ve sınır
muhafızları Kuzey Kudüs'teki Şafat Mülteci Kampı'na saldırdılar. 200
Filistinliyi ele geçirdiler, ve otuz ev yıkma emri aldılar. Kampın
içindeki Filistinliler İsraillilerin yakındaki bir yerleşim için
daha fazla alan istediklerini söylüyor.
IOF evleri yıkmaya ve Gazze Şeridi'nin güney yarısında bulunan
Khan Younis'e, Deir el-Belah'a, ve Rafah'a ateş etmeye devam ediyor.
İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beytüllahim'den ayrılışını
şiddetle ilan etmesinden sonra Şerid’in içindeki İsrail yönetimine
uluslararası düzeyde kimse dikkat etmiyor. Bu doğrusu, IOF'nin
Beytüllahim'den ayrılmadan önce hiç kimsenin dikkatini çekmeden
birkaç ayını tüm bu bölgeyi yıkmak için harcadığı durumun aynısı.
Bu süre boyunca IOF yüzlerce dönüm tarımsal araziyi yok ediyor.
Gazze Şeridi, Filistinli çiftçiler ve Batı Şeria'nın güneyindeki
Eriha sakinleri için burada tarım ürünleri yetiştirmeleri ve iç
tüketimlerini sağlamaları dolayısıyla verimli bir araziydi. Ancak
geçtiğimiz yıl boyunca çiftlik arazilerinin çoğunun harap edilmesi
ve İsrail yerleşimleri için istimlâk edilmesi sonucu Gazze
Şeridi'nin içinden geçtiğimiz ay çok az ürün alınabildi; ve Eriha
sakinlerinin şimdi bel bağlamaları gereken şey 1948 sınırları
içindeki İsrail kaynaklarına dayanıyor. Bu, etnik temizlik sürecinin
bir parçasıdır. İşgal gücünün Filistinlilere zorla kabul ettirdiği
sömürge derinleşiyor.
Kocası Gazze'ye sürgün edilen bir kadın şu anda satılan
patatesleri tarif ediyor. Diyor ki, "Bunlar berbat, yumrulu küçük
şeyler. Bunları biz yetiştirmedik. Şimdi bütün sebzeleri, her şeyi
İsrail'den almak zorundalar." Batı Şeria için de "Gidin, dükkânlara
bakın. Şimdi neredeyse her şey İsrail'e özgü." diyor.
'Bir halkı üretim yeteneğinden yoksun bırakmak' etnik temizliğin
bir şeklidir; ve bu durum, habere ayrılan sınırlı yer ve zaman
genellikle ölü sayısına odaklandığı için çoğu kez gözden kaçırılıyor.
İki ay önce IOF, Gazze'de, Filistinlilerin hâlâ üretebildiği az
sayıdaki şeyden biri olan çay bisküvisi üreten bir fabrikayı yıktı.
Aynı kadın "Biliyorsunuz hiçbir şeye sahip olamayız. Hiçbir şeye
sahip olmamıza izin vermeyecekler." diyor.
IOF'nin Cenin, Nablus, Hebron ve Gazze Şeridi'ne girmeye,
yerleşimlerini arttırmaya, apartheid* duvarını inşa etmeye devam
etmesini izlediğimiz sırada, insan bugün Bush'un nasıl Abu Mazen'in
gözlerine bakabildiğine, ve ona teröre karşı sıkı önlem alması
gerektiğini söyleyebildiğine hayret ediyor. Bu senaryoyu kim yazıyor?
Şiddet karşıtı direnişi destekleyen bir Filistin örgütünün
başkanı yurtdışında bir konferansa gitmek için başvurdu. İsrailli
bir askeri yönetici yardımcısı tarafından işi hakkında beş saat
boyunca sorguya çekildi. Misilleme korkusundan dolayı detayların
belirsiz kalmasını rica ediyor. Sorgunun sonunda İsrailli memur,
adama doğruyu anlatarak yardımcı olmak istiyormuş gibi, ciddi bir
şekilde şunları söylemiş: "Bak, şiddet karşıtlığını unutabilirsin.
Arkadaşlarına şiddeti unutmalarını söyleyebilirsin. Yol haritasını
unut, ve Oslo'yu unut. İsrail'in istediği topraktır, ve bu toprak
üzerinde sizi istemiyoruz."
Kristen Ess, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde çalışan bağımsız
bir gazetecidir.
|