Sınıf Farkı
Cynthia Peters
25 Ekim 2003
Linda Stout, Sınıf Farkını Aşmak1 adlı kitabında
şöyle bir olaydan bahsediyor: Düşük gelirli eylemciler, “Hükümetin
orduya bu kadar çok para harcamasında ve benim için hiç
harcamamasında yanlış olan bir şeyler var!” sözlerine yer veren bir
kitapçık hazırlar. Üretim sürecinin bir yerinde, bu alıntı
“Hükümetin orduya bu kadar çok para harcamasını ve benim için hiç
harcamamasını anlamıyorum” şeklinde ‘düzeltilir’. Kitapçığı
hazırlayanlar değişikliği gördüklerinde çok sinirlenirler: “Ne demek
anlamıyoruz? Elbette anlıyoruz. Siz bizi aptal filan mı
zannediyorsunuz?” (s. 119).
Orta sınıf eylemciler, örgütlenmeye kandırılmış ve olaylardan
bihaber olan insanları aydınlatmaları ve eğitmeleri gerektiği
varsayımıyla yaklaştıklarında, günümüzün toplumsal değişim
hareketlerinde var olan sınıf farkına katkıda bulunuyor olabilirler.
İşçi sınıfı kökenli bir akademisyen olan David Croteau’nun
Siyaset ve Sınıf Farkı2 adlı kitabında öne sürdüğü
gibi, “İşçiler, önemli toplumsal ve politik sorunların ve
meselelerin varlığının farkındalar.” Ancak toplumsal hareketlerdeki
eylemciler ‘işçilerin bu bilinçliliğini tam anlamıyla kabul
etmiyorlar’ (s. 151). Croteau bir eylemciden alıntı yapıyor: “Eğer
gerçekten [meseleleri] anlayacaksanız birçok alternatif kaynağı
okumalısınız.” “İşçi sınıfı ve orta sınıf solu” üzerine yaptığı
mükemmel çalışmasında Croteau, “bunun illa ki doğru olmadığını,
işçilerin temel meseleleri iyi kavradıklarını, ve siyasi alandaki
değişim ihtiyacını anladıklarını” gösteriyor (s. 152).
Kuzey Carolina’daki düşük gelirli toplulukları temel alan bir
taban örgütlenmesi olan Piedmont Barış Projesi’nin kurucularından
Linda Stout, kendisiyle kapı kapı dolaşan orta sınıftan örgütçülerin
“bölgemizdeki insanların ulusal meselelerle yakından alakadar
olduklarını keşfedince şaşkınlığa uğradıklarını” ve şöyle
dediklerini anlatıyor: “Onlara bugün ülkemizin karşı karşıya olduğu
en büyük sorunun ne olduğunu düşündüklerini sorduğumuzda, düşük
gelirli bu insanların çoğu yerel sorunlarımızın sebebinin askeri
harcamalar ve hükümetin israfları olduğunu söyledi. Onlara
bağlantıyı açıklamak zorunda kalmadık. Orta sınıftan birçok insan bu
bağlantıları gözden kaçırırken onlar ilişkiyi çoktan kurmuşlardı”
(s.108-109).
Bir insanı orta sınıf yapan nedir? Bu terim yalnızca gelire değil;
aynı zamanda bir kişinin işinde sahip olduğu ve beraberinde o kişiye
toplumda belli oranda iktidar, ayrıcalık ve avantaj getiren karar
alma gücünün düzeyine de işaret eder. “Orta sınıf” için daha iyi bir
terim “koordinatör sınıf” (Michael Albert’in çalışmasına bakınız)
olabilir. Ancak Stout ve Croteau “orta sınıf”ı kullanıyorlar, ve bu
yazının amaçları açısından ben de öyle yapacağım.
Kökenleri işçi sınıfına dayanan ilerici yazarlar tarafından
yazılmış bu mükemmel kitapların her ikisi de bugünkü toplumsal
değişim hareketlerinde tipik olan sınıf farkının açıklanmasına
yardımcı oluyor. Orta sınıfın işçi sınıfından insanların
“anlamadıklarını” varsaymasının haricinde sınıf farkına katkıda
bulunan şeyler nelerdir?
Hayal kırıklığı ve ümitsizlik üzerine inşa etmeye çalışmak
David Croteau, orta sınıftan barış ve adalet eylemcileriyle
görüştüğünde, “eylemcilerin adaletsizliği ‘keşfetmeleri’ dolayısıyla
hissettikleri sarsıntının eylem için güçlü bir katalizör vazifesi
gördüğünü” fark etti (s. 54). Bu eylemcilerin birçoğu doğal olarak
aynı sarsıntı, bunu takip eden hayal kırıklığı ve kızgınlığın;
diğerlerini de harekete geçireceğini varsayıyorlar. Ancak
Croteau’nun konuştuğu işçiler hiçbir zaman öğretmenler, siyasetçiler
ve medya tarafından kendilerine anlatılan demokrasi masallarını
yutmadılar. Adaletsizlik sebebiyle harekete geçmek şöyle dursun,
işçiler buna “bezgin bir kadercilik” ile (s. 55) yanıt verdiler,
diyor Croteau.
Eylemden çok bilgiye odaklanmak
Orta sınıftan eylemciler, belki de diğerlerinde kendi
adaletsizliğin keşfi tecrübelerini tekrar etmeyi umarak, eğitimi çok
fazla vurguluyorlar. Linda Stout, “Birçok grup belli bir konu
hakkında bilgilenmenin insanları değişim için harekete geçirmeye
yeterli olduğuna inanarak hiçbir eylemin planlanmadığı eğitim
programları uyguluyor. Ancak ben insanların edindikleri bilgiyle ne
yapacaklarını bilmeden bir programdan ayrılmalarının çoğu zaman
kendilerini daha da güçsüz hissetmelerine yol açacağını düşünüyorum”
diyor (s. 138).
Bu arada David Croteau, insanlara dünyadaki tüm korkunç
adaletsizliği göstermek için eğitim forumları düzenlemeyi,
insanlardan hayatın berbat ama değişmez taraflarının - hava durumu
gibi değiştirme şansımız olmayan şeylerin - ayrıntılarını
öğrenmelerini istemeye benzetiyor. Croteau’nun görüştüğü işçilerden
biri, “Çoğu zaman hava durumundan memnun olmam, ancak onu
değiştirmenin yolunu bulmak için de kafa patlatmam... Eğer
yağışlıysa... içeri girerim. Yağmuru durdurmaya çalışmam” diyor.
Etkililiğin yeterli derecede takdir edilmemesi
Belki de orta sınıf toplumsal değişim hareketleri, kazanmak için
neler yapabildiklerine yeterince odaklanmıyorlar, ve bu yüzden
olduklarından daha etkisiz görünebiliyorlar.
David Croteau, bir telefon şirketinde hat işçisi olan Tom’a, onu
bir toplumsal değişim örgütlenmesi içinde yer almak için neyin
motive edebileceğini sordu. Tom’un cevabı şöyleydi: “Sanırım bir
fark yaratacağına inanırsam yer alabilirim. Ancak gerçekten nasıl
işlediğini, bir şeyleri değiştirip değiştirmediğini görmem lazım.
Ben yalnızca kendimi iyi hissetmek için dışarı çıkıp bir şeyler
yapacak biri değilim, bilirsiniz. Neticeleri görmem gerekir.
Bildiğim kadarıyla da bu tarz şeyler genellikle dağılıp gidiyor.
Gerçekten hiçbir şey değişmiyor.”
Linda Stout, ilericiler açısından yapılacak hamlenin, insanlara
değişimin mümkün olduğunu, bunun gerçekçi bir amaç olduğunu
göstermenin yollarını bulmak olduğu konusunda hemfikir: “Düşük
gelirliler veya kim olursa olsun insanlara ulaşırken, toplantıların
bir şeyler başarmak için yapıldığını belirtmek önemli. İnsanlara her
buluşmada bir ‘eylem’ görevi vermek önemlidir. Düşük gelirli
insanlar, bir şeye inanmadan önce bunun somut olarak bir fark
yaratacağına inanma ihtiyacı içindedirler (s. 138).
Kazanmanın karşısında ‘iyi mücadele’yle yetinmek
Böylesine bir hedefe kilitlenme birçok orta sınıf eylemciye
anlaşılması zor gelebilir; çünkü, David Croteau’nun tespit ettiği
gibi onların çoğu için siyasi faaliyet zaten içkin ödüller
barındırır. Eylemciliği ‘tatmin edici’, ‘ilginç’ ve doğrudan doğruya
‘eğlenceli’ olarak tanımlarlar (s.123). “Açıkça ifade etmek
gerekirse, orta sınıf politikaları genellikle rahattır. Yani
katılımın kendisi bir ödül olduğu ve orta sınıf eylemciler
genellikle kendi acil çıkarları için çalışmadıkları için, çoğu zaman
böylesi hareketlerin katılmayı tercih edenler açısından bir başarı
olup olmadığı pek umursanmaz. Ancak işçiler gibi, görüşme yaptığım
dışarıdan katılanlar açısından; görünürde beyhude çabaların peşinden
gitmek şaşırtıcı gelebiliyor. Toplumsal hareketlere katılmamak oy
vermemeye benziyor. Kısmen, bu tarz eylemlerin bir fayda
sağlamayacağına inanmak gibi” (s. 125), diyor Croteau.
Stout’un kitabı 1996’da, Croteau’nunki ise 1995’te yayımlandı;
ancak ürettikleri anlayışlar orta sınıf barış ve adalet
hareketlerinin eylemliliklerini yönlendirme biçimlerine yansımadı.
Bu yazıda, orta sınıf eylemcilerin bu kitaplardan neler
öğrenebileceklerine dair yalnızca küçük bir bölüm sunuyorum.
Eylemcilere onları satın almalarını, değerlendirmelerini ve
derslerine dahil etmelerini şiddetle tavsiye ederim.
İnsanlar bu dersleri çalışmalarında kullanmanın pek çok yolunu
bulacaklardır; ancak kendinize sormanız gereken kilit soru, işçi
sınıfından insanların söylediklerini dinleme alışkanlığınızın olup
olmadığıdır. Birçok orta sınıf eylemcinin yoktur. Veya sırası değil
diye bilerek kulak tıkarlar. Bu, toplumsal değişim hareketlerinin
sınıfçı yönlerinden biri; bu nedenle de kendi hareketlerimizi
insanlıktan uzaklaştırdığımız ve onların başarı şanslarını
azalttığımız noktalardan birisidir.
“Sınıf Farkını Aşmak” ve “Siyaset ve Sınıf Farkı” adlı kitaplar
eylemcilere işçi sınıfının sesini dinlemeye başlamanın yollarını
gösteriyor.
-------------------
1 Bridging the Class Divide
2 Politics and Class Divide
Çeviren : Songül (Feminist Kadın Çevresi)
|