UMUDU KÜRESELLEŞTİR

Komutan Yardımcısı Marcos

12 Eylül 2003, Guardian Unlimited



Cancun’da neo-liberalizme karşı toplanan Meksikalı ve dünyalı kardeşlerim, hepinize EZLN’in (Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu) tüm erkek, kadın, çocuk ve yaşlılarından selamlar getirdim. Toplantılarınızın ,anlaşmalarınızın ve eylemlerinizin arasında bize vakit ayırıp bizi dinlemeye geldiğiniz için onur duyuyoruz.
Ölüm ve yıkımın küreselleşmesine karşı yürüttüğümüz hareket en parlak anlarından birini bugün Cancun’da yaşıyor. Buluştuğunuz yerden çok uzaklarda olmayan bir yerde bir avuç para kölesi insan, küreselleşme suçuna devam etmenin yollarını ve araçlarını tartışıyorlar.

Onların cepleri parayla dolup taşarken, bizim ceplerimizden umut taşıyor olsa da onlarla bizim aramızdaki fark birinin ya da diğerinin cebinde değil.

Hayır, asıl fark cüzdanlarda değil ama kalplerde. Sizler ve bizler kalplerimizde kuracağımız bir geleceğe sahibiz. Ama onların sadece sonsuza kadar tekrar etmek istedikleri bir geçmişleri var. Bizim umudumuz var; onların ölümleri. Biz özgürlüğe sahibiz; onlar ise bizi tutsak etmek istiyorlar.

Dünyanın tek sahibi olduğuna inanan insanların, kendilerini yüksek duvarlar ve planlarını yerine getirmekle yükümlü değersiz güvenlik güçlerinin ardına saklamaları bugün ne ilk, ne de son olacak.

Dünyayı mümkün olan tek yolla, yani onu yok ederek, ele geçirmek isteyen çokuluslu ordunun komutanları savaş halindeymiş gibi, korkuları kadar büyük bir güvenlik sisteminin arkasına saklanıyorlar.

Önceleri, güç sahipleri gelecek savaş ve yer değiştirme planlarını dünyanın arkasından entrikalar çevirerek yapıyorlardı. Bugün ise bunları Cancun’daki binlerce ve dünyadaki milyonlarca insanın önünde yapmaları gerekiyor.

İşte herşey bununla ilgili. Bu bir savaş. İnsanlığa karşı yapılan bir savaş. Üstümüzdekilerin küreselleşmesi, kanla beslenip dolar kusan küresel bir makineden öte bir şey değil.

Ölümlerin paraya dönüştüğü bu karmaşık denklemde, bir grup insan çok düşük bir fiyatla küresel mezbahaneyi ellerinde bulunduruyor. Bizler yerliler, gençler, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, homoseksüeller, göçmenleriz, yani farklı olan herkesiz.

Yani bizler insanlığın muazzam büyüklükteki çoğunluğuyuz.

Bu, dünyayı, içeri girmek isteyenleri geri çevirme hakkına sahip oldukları özel kulüplerine çevirmek isteyen güçlülerin dünya savaşı. Buluştukları ayrıcalıklı lüks bölge, gezegen için hazırladıkları planın yani polis ve ordu birlikleri tarafından korunan hotel, restoran ve eğlence merkezi komplekslerinden oluşan dünyanın küçük bir temsili.

Hepimize bu bölgenin içinde bulunmak gibi bir seçenek verilmiş durumda, ama sadece onların uşakları olarak. Ya da dünyanın dışında kalabiliriz, yaşamın dışında. Ama bizi hizmetkarlar olarak yaşamakla ölmek arasında tercih yapmaya zorlayan bu seçime itaat etmemiz ya da bu seçimi kabul etmemiz için hiçbir sebep yok. Yaşamın onurlu ve özgürce yaşamak olduğu yeni bir yol çizebiliriz. Bu alternatifi yaratmak mümkün ve de gerekli. Gerekli çünkü insanlığın geleceği buna bağlı.

Bu gelecek beş kıtanın herbir köşesinde filizlenmeyi beklemekte. Bu seçenek mümkün, çünkü dünyadaki insanlar bilir ki özgürlük genellikle sinizmin bahanesi olarak kullanılan bir kelimedir.
 
Kardeşlerim ve kızkardeşlerim, dünyanın her yerinde küreselleşme projesine karşı bir muhalefet var. Yukardakiler, konformizmi, sinizmi, aptallığı, savaşı, yıkımı ve ölümü küreselleştirenler. Diğer yanda aşağıdakiler, isyanı, umudu, yaratıcılığı, aklı, hayalgücünü, yaşamı, hafızayı ve herkesin sığabileceği bir dünyanın inşasını, demokrasi, özgürlük ve adalet içindeki bir dünyayı küreselleştirenler.

Umuyoruz ki Dünya Ticaret Örgütünün ölüm treni Cancun’da ve her yerde raydan çıkartılacak.

-----------------------------------------------
Komutan yardımcısı Marcos, Meksika’nın 10 milyon yerli insanın hakları için savaşan Zapatista hareketinin önde gelen sözcüsüdür. Bu yazı, Cancun’da DTÖ nün küresel ticaret görüşmelerinin devam ettiği sırada küreselleşme karşıtı konferansa Çarşamba günü teslim edilmiş mesajın bir kopyasıdır.
www.ezln.org