Demokrasinin, Bilimin ve Kamu Yararının Tasfiyesi
Vandana Shiva
14 Temmuz 2008
Çeviren:
Cansu Şipal (Feminist Kadın Çevresi)
Yazının orijinali için tıklayınız.
Demokrasiyi, Bilim ve Kamu Yararını GDO’ların uğruna tasfiye etmek: 2008 Ulusal Biyoteknoloji Düzenleme Yetke Tasarısı ve Ulusal Biyoteknoloji Düzenleme Yasa Teklifi
12 Temmuz 2008 – Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO’lar) farklı türler arasında gen değişimleri yapılarak, gen aktarılmış bitkilerdir. Bt pamuğun, Bt pirincin ya da Bt brinjalin (Hint patlıcanı) içine toksin oluşturması amacıyla bir toprak bakterisinden alınan genler yerleştirilmiştir. Buna ek olarak, GDO’larda antibiyotik direnç piyasası, virüs düzenleyiciler ve kanser genleri kullanılmaktadır. Bu yeni genlerin halk sağlığı ve çevre açısından riskleri olabilir. Genetik olarak değiştirilmiş organizmalar bağlamında güvenliği sağlamaya Biyogüvenlik denir.
Hindistan dünyadaki en ilerici Biyogüvenlik Yasasına sahiptir. 1986 Çevre Koruma Kanunu kapsamında 1989’da onaylanmış olan “Tehlikeli Mikroorganizmaların ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların ve Hücrelerin Üretimi, Kullanımı/İhracatı/İthalatı ile Saklanmasına İlişkin Usul”, bilime dayalı olan kamu yararını gözeten bir mevzuattır. Ayrıca ticarileştirilmesinden ve Biyolojik Çeşitlilikle ilgili BM Sözleşmesi’nin Uluslararası Biyogüvenlik Protokolünün yürürlüğe girmesinden uzun zaman önce onaylanmıştı.
Genetik mühendisliği endüstrisi, özellikle de dünya çapında satılan Genetiği Değiştirilmiş tohumların %95’ini kontrol eden Monsanto, Biyogüvenlik düzenlemesinin kanuni yapısı olan Genetik Mühendisliği Onaylama Komitesinin onayı olmaksızın saha denemelerine başlayarak Hindistan Biyogüvenlik Yasasını delmeye çalıştı. Yasalar açıkça belirtmektedir: 9(i) Genetiği değiştirilmiş organizmaların / tehlikeli mikroorganizmaların kasıtlı ya da kasıtsız serbest dolaşıma sokulması, deney amaçlı kasıtlı dolaşıma sokulması da dahil yasaktır. Not: Kasıtlı serbest dolaşıma sokmanın anlamı, genetiği değiştirilmiş organizmaların / tehlikeli mikroorganizmaların ya da hücrelerin ne şekilde olduğuna bakılmaksızın doğaya ya da çevreye transfer edilmesidir.
GDO’ların saha denemeleri apaçık bir şekilde kasıtlı dolaşım demektir. Monsanto – Mahyco 1997-98’de Bt. pamuğun saha denemelerine başladığında, Hindistan Yargıtay’ında, bu yasadışı denemelere meydan okuyan bir dava başlattık. Sonuçta Bt. pamuğunun ticarileşmesi 2002’ye ertelenmiş oldu. Hindistan’daki yasadışı denemelerin yapılması sürecindeki olaylar zinciri şöyledir:
24 Nisan 1998 Mahyco, Biyoteknoloji Bölümüne (BB) saha çalışması denemeleri için gereken dosyaları gönderir.
Mayıs 1998 Mahyco ve Monsanto ortak girişim oluşturur.
13 Temmuz 1998 Niyet Mektubu, Biyoteknoloji Bölümü tarafından, Genetik Mühendisliği Onaylama Komitesinin (GMOK) onayı alınmadan yayınlanır.
15 Temmuz 1998 Mahyco niyet mektubundaki şartları kabul eder.
27 Temmuz 1998 BB tarafından 25 yerde deneme yapmak için verilen şüpheli izin onaylanır.
5 Ağustos 1998 15 yerde ikinci deneme yapılması için izin verilir.
6 Ocak 1999 Bilim, Teknoloji ve Ekoloji Araştırma Kurumu, Kamu Yararına Yasal İşlem dosyalarını Hindistan Yargıtay’ına, gönderir.
8 Şubat 1999 Genetik İdaresi Teftiş Komitesi (GİTK) 40 yerde yapılan deneme sonuçlarına ilişkin memnuniyetini bildirir.
12 Nisan 1999 Denetleme ve Değerlendirme Komitesinden önce GİTK, Mahyco’yu 10 yerde deneme yapmak için başvurması konusunda yönlendirir.
25 Mayıs 1999 Mahyco GİTK’e ikinciye kapalı zarf usulü teklif götürür.
Haziran-Kasım 1999 Farklı saha denemeleri için izin verilir.
Ekim- Kasım 1999 Saha ziyaretleri.
Mayıs 2000 Mahyco, GMOK’a “büyük ölçekli ticari saha denemeleri ve bölgeye özgü Bt. pamuk hibritleri üretecek hibrit tohumları için serbesti” talebinde bulunan bir mektup iletir.
Temmuz 2000 GMOK 85 hektarlık büyük ölçekli saha denemeleri için ve 150 hektarlık tohum üretimi için bir alanı temizletir ve bunu basın yoluyla duyurur.
Ekim 2000 Bilim, Teknoloji ve Ekoloji Araştırma Kurumu (BTEAK), GMOK’un yeni yaptırdığı temizlemeye karşı yasa değişikliği için başvurur.
GMOK, Bt. geni aktarılmış “Navbharat-15”in sökülmesini emreder.
16.03.2002 GMOK’nin 32. Oturumu, Bt. pamuğun ticari serbestisi konusunu araştırmak için yapıldı. GMOK’un, Hindistan Tarihi Araştırma Konseyi’nden, Sağlık Bakanlığından, Ticaret Bakanlığından, Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Konseyi’nden, Hindistan Tarım Araştırma Konseyi’nden üyeleri oturuma katılmadı. GMOK’un önemli üyelerinin yokluğuna rağmen Monsanto-Mahyco’nun gen aktarılmış hibritleri dörtte üç oyla kabul edildi.
05.04.2002 Mach-12, Mach-162 ve Mach-184 için GMOK başkanı A.M. Gokhale tarafından resmi onay verildi. 05.04.2002’de verilen yetki, üç yıllık geçerliliği olan şartlı bir yetkidir. Belirtilen şartlarla/kısıtlamalarla hükümet, denemelerin tamamlanmaktan çok uzak olduğunu itiraf etmiş oldu. Gerçekte, ticarileştirme bir deneydi. Monsanto-Mahyco’dan böceklerin belirli bir süre içinde GD tohumlarına karşı geliştirdikleri direnç üzerine daha fazla veri toplamaları ve yıllık raporlar sunmaları, pamuk kurduna karşı direnç için çalışmalar yürütmeleri, hassasiyet testleri ve çapraz döllenme testleri yapmaları istendi.
02.03.2005 BTEAK, mart ayında, özellikle Andhra Pradesh’teki, Bt. pamuğu fiyaskosunun sonuçlarını yayımlar.
GMOK, Güney Eyaletlerde ekilen üç Bt. pamuğu çeşidinin yenilenmesini reddeder. Her nasılsa, diğer Bt çeşitleri Kuzey Eyaletlerde temize çıkar.
Genetik İdaresi Teftiş Komitesinin (GİTK) saha denemelerini onaylama yetkesi hiç bir şekilde yoktur. “Kurallar”a göre GİTK, “genetiği değiştirilmiş organizmalar/tehlikeli mikroorganizmalar üzerine süregiden araştırma projeleri ve aktivitelerde güvenlikle alakalı noktaları denetlemek üzere Biyoteknoloji Bölümünde görev alır.” GİTK’in onaylama yetkesi olmadığı aşikârdır. Endüstri, Hindistan’ın Biyogüvenlik Yasasını altüst etmek için Biyoteknoloji Bölümünü ve GİTK’i defalarca kullanmıştır. Vatandaşlar bu yasayı etkin bir şekilde kullandıkları için endüstri onu tasfiye etmeye çalışıyor.
Biyogüvenliğin Özelleştirilmesi’nde Biyoteknoloji Bölümünün son girişimi 2008 Ulusal Biyoteknoloji Düzenleme Yetkesi (UBDY) ve Ulusal Biyoteknoloji Düzenleme Yasa tasarılarını öne sürmek oldu. Tasarının da ifade ettiği gibi: “Biyoteknoloji Bölümü yeni Ulusal Biyoteknoloji Yasasını (UBT Yasası) yürürlüğe koymayı düşünüyor.” Biyoteknoloji yasasının bu haliyle birçok yasaya dağıtılmış olduğu gibi yanlış bir argüman öne sürüyorlar. Bu doğru değil. Bir tek yasa var, o da tüm alanlardaki GDO’ları düzenleyen, Çevre Koruma Yasası (ÇKK) altındaki GDO’lar için Yasa’dır. UBDY’nin, aynı zamanda halkın güvenliğini artıracağı da belirtiliyor. Halk, endüstri tarafından yönlendirilmiş, merkezileşmiş, demokratik olmayan, anlaşılmayan bir yasa ve biyoteknolojiyi destekleyen ve son on yılda vatandaşlarının haklarını ve halkının çıkarlarını tehlikeye atmak için elinden geleni yapmış bir devlet dairesi tarafından yönlendirilen bir kurum ile güvende olamaz ve olmayacaktır. Bu, Hindistan’ın kusursuz Biyogüvenlik Yasasını, endüstri dostu bir yasayla, bir Biyogüvenliği Düzenleme Kurumu olan GMOK’u, Ulusal Biyoteknoloji Düzenleme Yetke’siyle yer değiştirmektir. Bunun amacı, biyoteknolojiyi desteklemektir, biyogüvenliği değil.
Ulusal Biyoteknoloji Düzenleme Yasası “düzenleme politikalarının, kuralların ve hizmetlerin tek bir biyoteknoloji yetkesi altında birleşmesi” demektir. Tüm biyoteknoloji onayları için tek bir biyogüvenlik yetkesi hâlihazırda var: GMOK. GMOK’un güçlendirilmeye ihtiyacı var, ikame ve tasfiye edilmeye değil. Bunun da ötesinde, GMOK gibi yeni yetke tasarısı da modern teknoloji ve genetik mühendisliğiyle sınırlandırılmış “nükleik asidin (DNA) rekombinant doğrudan enjeksiyonunu ve nükleik asidin hücre ya da organellere doğrudan enjeksiyonunu içeren, canlıların dışında uygulanan nükleik asit uygulamaları veya geleneksel dölleme ve seçme süreçlerinde kullanılmayan doğal fizyolojik üremeyi aşan hücrelerin taksonomik familyaları ötesinde füzyonu” şeklinde tanımlanır.
Yetke Tasarısı, muhtelif bakanlıkların düzenleyici rolünün ve eyaletlerle ilçelerin haklarının altını oyuyor. GMOK farklı bakanlıklardan, dairelerden ve bölümlerden üyelerden oluşur. Bunun dışında Tarım Araştırma, Sağlık Araştırma, Bilimsel ve Endüstriyel Araştırmanın başındakilerle Genel Sağlık Hizmetleri Yöneticisi, Bitki Koruma Müdürlüğü, Kirlilik Kontrol Kurul Başkanı da GMOK’ta yer almaktadır. Varolan yasa Eyalet Biyoteknoloji Koordinasyon Komitesi (EBKK), İlçe Komitesi (İK) oluşumlarına izin veriyor. Yetke tasarısında muhtelif bakanlıkların yasal rolü, hiçbir yetkisi olmayan, sadece Merkezi Hükümetin İşbirliğini sağlayan Bakanlıklar arası Danışma Kurulu ile yer değiştirir. Hesap ve bilançolarla, varolan yasanın parçası olan demokratik bütünlüğümüzü yansıtan, merkezi olmayan kurumlar, endüstrinin onaylanmasının kolaylaştırılması uğruna yok ediliyor. Yetke tasarısı 6(3)’de ifade edildiği üzere “Bakanlıklararası Danışma Kurulu ve Ulusal Biyoteknoloji Danışma Konseyinin (UBDK), UBDY tarafından alınan ürün merkezli kararlara müdahale etme yetkisi olmayacaktır.”
Farklı bakanlıklar ve dairelerle eyaletler de kamu yararının demokratik yapısı olan ve yaşamsal önemi olan karar alma erkinden mahrum edilmektedir.
Yetke tasarısının işlevi DATK’ın işleviyle tamamen çakışmaktadır. Yani bu, GMOK’u yerinden etmeye dönük bir tasarıdır. Yetke, aynı zamanda, Çevre Bakanlığını, genetik mühendisliğinin risklerini usülüne uydurmak için uluslararası münazaralara katılacak düğüm noktası dairelerden birine dönüştürmeyi öneriyor.
Çok-bakanlıklı bir komitenin yerine karar alma erklerinin tümünün bir kişide -Biyogüvenlik konusunda hiçbir deneyimi ya da uzmanlığı olmayan sadece genetik mühendisliğinde uzman olan bir biyoteknolojistte- kurul başkanında toplanması öneriliyor.
Yetke tasarısı, bu nedenlerden ötürü merkezileşmiş, bireyselleştirilmiş, genetik mühendisliği lehinde olmasından ötürü şaibeli, yani genetik mühendisliği endüstrisinin kolayca etkisi altında kalmaya açıktır.
Yasa tasarısı açıkça ifade etmektedir ki tasarı yasaya dönüştüğünde aşağıdaki yasalar yürürlükten kaldırılacaktır:
1986, Çevre Koruma Yasası kapsamında 1989’da onaylanmış olan “Tehlikeli Mikroorganizmaların ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların ya da Hücrelerin Üretimi, Kullanımı/İhracatı/İthalatı ile saklanmasına ilişkin Yasa”
Genetiği değiştirilmiş organizmaları ya da hücreleri yasanın kapsamından çıkarmak üzere iyileştirilecektir. 2006, Gıda Güvenliği ve Standartları Yasası Bölüm 13 (3)(c):Genetiği değiştirilmiş gıdalar için Bilimsel Panel düzenlenebilir. Genetiği değiştirilmiş organizmalar GGSY kapsamından çıkarılabilir. Bölüm 22 (2): Genetiği değiştirilmiş gıda tanımı, genetiği değiştirilmiş organizmaları içeren ya da bu organizmalardan oluşmuş gıda olarak değiştirilecektir. İlaç ve Kozmetik Yasası, 8. İyileştirme: rekombinan ilaçların tanımı, rekombinan organizmalardan elde edilecek tedavi edici proteinleri içermeli fakat rekombinan biyolojikleri (DNA aşıları, gen tedavi ürünleri gibi) hariç tutmalıdır. 2007, İlaç ve Kozmetik (İyileştirme) Tasarısı rekombinan biyolojiklerin klinik deneylerini, pazarlama öncesi güvenlik değerlendirmelerini, ürün onaylama ve serbesti sonrası denetlemeyi hariç tutar. 2004, Tohum tasarısı: Gen aktarımlı türlerin kayıt altına alınmasının özel hükmü üzerine bölüm 15: 1986, Çevre (Koruma) Yasası birinci bendi Ulusal Biyoteknoloji Düzenleme Yasası ile yer değişecektir. Bitki Karantinası Yasa Taslağı (a) Bölüm 6(2): Gen aktarımlı materyallerin ithalinin düzenlenmesi, “gen aktarımlı materyallerin ithalinin Ulusal Biyoteknoloji Düzenleme Yetkesine tabi olarak düzenlenmesi” olarak değiştirilecektir.
Diğer bir deyişle, eğer Ulusal Biyoteknoloji Düzenleme Yasası kabul edilir ve Ulusal Biyoteknoloji Düzenleme Yetkesi kurulursa sağlık ve çevre için yapılan tüm güvenlik uygulamaları bir anda tepetaklak olacaktır.
Varolan Biyogüvenlik Yasasını desteklemek gerekir. Kusursuz bir yasadır. Yürütmedeki zayıflıklar, kurumların güçlendirilmesiyle ve süreçle aşılacaktır. Bu zayıflıklar iyi bir yasanın tasfiyesiyle ve bu yasanın yerine geçecek merkezileşmiş, endüstri için iyi fakat vatandaşların sağlığı ve çevre için fevkalade kötü, şaibeli bir yasayla giderilemez.
genetiği değiştirilmiş organizma. (ç.n.)
National Biotechnology Regulatory Authority
Bacillus thuringiensis (Bt); genleri, pamuk, mısır gibi bitkilere aktarılan sporlu bir bakteridir. Bu sayede bu bitkilerin, dışarıdan herhangi bir ilaç almaksızın zararlı böceklerin etkilerinden korunacak proteini ürettiği iddia ediliyor. Detaylı bilgi için bkz: http://www.bt.ucsd.edu/what_is_bt.html (ç.n.).
PIL; Public Interest Litigation; Hindistan Kanununda kamu yararına yasal işlem
CEAC, Council on East Asian Community; Doğu Asya Toplumları Konseyi
biyolojik kökenli tedavi edici maddeler. (ç.n.)
|